🏉 Etkili Insanların 7 Alışkanlığı Özet
Doğumevlerinden kaçırılan üstün zekâlı bebekler, dağda kurulmuş olan gizli bir çiftlikte, çok özel yöntemlerle beslenip, çeşitli dallarda, bilgin olarak yetişirler. Bu bilginler, dünya barışını sağlamak, insanları uzun ömürlü, sağlıklı ve mutlu kılmak için, öylesine göz kamaştırıcı buluşlar yaparlar ki
Stephen Covey- Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı gibi kitaplar mesela, Tarçın bunları okuyup ezbere sayardı. HBR'ın dandik cep türü özet kitapları
ÖzgürErkut O Şahin, Bahcesehir University, Educational Sciences Department, Faculty Member. Studies New Media, Journalism, New Media, Internet, and Social Networking & Social Media.
Bir satış planı, bir satış ekibinin satış taktiklerini tanımlar. Bir satış planı, bir satış ekibini aktifleştirir, motive eder ve hedefe odaklar. Hedeflere ulaşmak için atılması gereken adımların bütçelenmesini ve netleşmesini sağlar. Satış planı, hedefleri düzenli aralıklarla gözden geçirmeyi ve satış
Özet : Hiç bazı insanların kolaylıkla zengin olurken diğerlerinin yaşam boyu ekonomik sıkıntıdan Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı
Buderin kavramları çözümlemek için yeni, daha derin bir düşünce düzeyine; temelinde, etkili insanın ve etkileşim alanını doğru bir biçimde tanımlayan ilkeler olan bir paradigmaya gerek var. Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı da, bu yeni düşünce düzeyi üzerinedir.
"in search of excellence". bir zamanların en çok satan kitabıydı. ama zaman içinde çok şey değişti. oradaki doğrular artık kalmadı. belki bugün yazsalar başka şekilde yazarlardı. steven coveyin etkili insanların yedi alışkanlığı kitabı da beni çok etkiledi. sonra 8. ialışkanılğı yazdı. içindeki sesi duy
Bir alışkanlıktan vazgeçmek ise yeni bir alışkanlık edinmek kadar kolaydır. Etkili insanların 7 alışkanlığının birincisini “Proaktif ol” oluşturmaktadır. İkincisi, “Sonunu düşünerek işe başla” ve üçüncüsü de “Önemli işlere öncelik ver”dir. Bu üç alışkanlık, özel zafer alışkanlıkları olarak
Etkiliİnsanların 7 Alışkanlığı kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor. Yazar: Stephen R. Covey. Çevirmen: Osman Deniztekin, Filiz Deniztekin. Yayınevi: Varlık Yayınları. ISBN: 9789754344431. Sayfa: 422 sayfa Basım Tarihi: 1998.
9zmLv. Paradigma Dünyayı nasıl gördüğümüzdür, gördüklerimizi zaten "bildiklerimizle" eşleyerek anlamlandırırız. Bu algı o denli güçlüdür ki sıklıkla sorgulamayız bile.. Paradigmalar algımızı, duyularımızı, davranışlarımızı ve ilişkilerimizi şekillendirir. Paradigmanın iyisi, kötüsü yoktur sadece farklı olanı vardır. Paradigma değişimi aniden olmaz, zamana yayılır ve "haşlanmış kurbağa" meselindeki gibi bazılarımızı gafil avlar. Prensip - Pratik - Değer Prensipler yaşadığımız, iş yaptığımız çevreyi belirler. Bu çevrenin haritasına değerler diyoruz. Pratikler anlık aksiyonlardır, bir durumdaki pratik başka bir duruma uymayabilir, haritadaki yerinize göre sonucunuz da değişebilir. Değerlerimizi ve prensiplerimizi paradigmamızla ne kadar uyumlu hale getirebilirsek o kadar kullanışlı olacaktır. Dolayısıyla değişimin kaynağı kendimizdir, içten dışa doğru değişmeliyiz. Alışkanlıklar Önemlidir, güçlüdür çünkü tekrar ederler, kendiliğinden ve üzerinde düşünmeden gerçekleşirler. Alışkanlıklar bilgi, yetenek vasıf ve arzunun kesişimidir. Bilgi - niçin sorusunun cevabıdır. Vasıf - nasıl sorusunun cevabıdır. Arzu - motivasyonun kaynağıdır. Mutluluk Bugün için yapmak istediklerimiz var. Yarın gelecek için de yapılması gerekenler var ve bunlar her zaman bugünkülerle uyumlu değil. Örneğin şimdi sinemaya gitmek istiyorum ama aslında oturup 3 ay sonraki sınav için ders çalışmam lâzım. Mutluluk yarın yapılması gerekenler için bugün yapılacaklardan vazgeçebilme arzu ve becerisidir. 7 Alışkanlık Bir seferlik fotoğraf değil, bir film gibi sürekliliktir. Bağımlılıktan SEN senin yüzünden, senin sayende bağımsızlığa BEN yapabilirim, seçebilirim, yeterliyim, sorumluyum ve sonra da bağlılığa BİZ yapabiliriz, paylaşabiliriz, beraber çalışabiliriz doğru yolculuktur. İlk 3 alışkanlık kişisel zaferlerdir, sizi bireysel özgürlüğünüze taşır. Etki Çemberindekilerdir. Sonraki 3 alışkanlık kamu zaferidir, sizi takım çalışmasına taşır. İlgi Çemberindekilerdir. Son alışkanlık ataletten korunmak ve sürekli gelişmek içindir. Etkinlik dengedir Üretilenlerle altın yumurtalar üretim kapasitesinin altın yumurtlayan tavuk dengesidir. Kapasitenin bileşenleri fiziki, mali ve beşeridir. Kişisel Zaferler 1. Alışkanlık Proaktif olun Sanıldığının aksine medyumluk değildir. Değişen şartlar karşısında değişme sorumluluğunu gönüllü olarak kabullenmek ve bunu başarmaktır. Duygulara değil, değerlere bağlıdır. Reaktif insanlar gibi çevrelerinden etkilenmezler. Bekleyip mağdur olmak yerine mücadele ederler. Konuşmalarında "sorumluluk bende" teması hissedilir. İçiçe iki çember düşünün. İçteki Etki Çemberinizdir, değiştirmeye gücünüzün yettikleri buradadır. Dıştaki İlgi Çemberinizdir, sizi ilgilendirecek kadar yakınınızdaki olaylar buradadır. Örneğin Venezuella' daki deprem sizi çok ilgilendirmez. Proaktiflerin odağı Etki Çemberidir. Çabaları bu çemberin alanını dıştakine doğru büyütür. Cümleler "yapacağım, olacağım, istiyorum..." gibidir. Reaktiflerin odağı İlgi Çemberidir, mağdurdurlar, pasiftirler, İlgi çemberinin alanı içtekinin aleyhine büyür. Cümleler şartlıdır, "... olursa ... yapacağım, .... biterse ... geleceğim" gibidir. Eylemlerimizi seçme özgürlüğümüz vardır ancak eylemlerimizin sonuçlarını seçemeyiz, katlanırız. Sonucunu düşünerek başlayın Hedefiniz olsun. Yanlış yönde gidiyorsanız ne kadar hızlı gitmeye gayret ederseniz edin, yine de hedefe ulaşamazsınız. Her şey iki defa yaratılır Önce zihninizde canlandırırsınız, planlarsınız, sonra da gerçekleştirirsiniz. Yönetim sol beyin, analitik işleri doğru yapmaktır, Liderlik sağ beyin, sanat, felsefe doğru işleri yapmaktır. Sıklıkla daha değerlerimizi netleştirmeden işleri yapmaya başlarız. Roundu kazanırız ama maçı kaybedebiliriz. Sürekli değişen dünyaya dayanabilmek için içimizde değişmeden kalan ve bizi biz yapan bir değer silsilesi olmalıdır, dahası bunu kendimize açıkça ifade edebilmeliyiz. Öncelikleri doğru belirleyin Disiplinli zaman yönetimidir. Gündeminizi dört dilime ayırın. Dilim I Önemli ve Acil Krizler, terminli işler, ... Dilim II Önemli ve Acil Değil Bilgisayar işleri, önleme çalışmaları, planlama, ferahlama, ... Dilim III Önemsiz ve Acil gelen aramalar, postalar, ziyaretçiler, popüler işler, talimatlı işler, ... Dilim IV Önemsiz ve Acil Değil geriye kalan her şey Zamanını Dilim III ve IV ile harcayanlar sorumsuz hayatlar yaşıyorlardır. Etkin insanlar zamanlarının çoğunu Dilim II de geçirirler, proaktiflerdir, sorunlardan kaçınırlar. Onlar sorun değil, fırsat odaklıdırlar. İşlerde verim, insanlarda etkinlik söz konusudur. Hedeflerle yönetimde sayısal sonuçlar ön plana çıkar. Bunun tutabilmesi için iş veren ile iş gören arasında tam mutabakat sağlanmalıdır, dikte edilemez. Kamu Zaferleri Önce kişisel zaferler kazanılmalıdır, sonra kamu zaferleri.. Emeklemeden, yürünmez. Ana kural "sana yapılmasını istemediğini, başkasına yap" şeklindedir. Kazan / Kazan düşün Bu bir teknik değil, felsefedir. Olasılıklar kazan/kazan, kazan/kaybet, kaybet/kazan, kaybet/kaybet, kazan, kazan/kazan veya asla.. kazan/kazan işbirlikçidir, herkes memnundur, yaratıcıdır. kazan/kaybet yarışma kültürüdür, yenmeye odaklıdır, akademide yaygındır, ilişkileri zedeler. kaybet/kazan zayıf insanlara özgüdür, mağdurlardır, razı olurlar, vizyon yoktur. kaybet/kaybet her iki tarafa da zarar verir kazan istediğini aldıktan sonra diğerlerine ne olduğuyla ilgilenmez, sorumsuz bir tavırdır. kazan/kazan veya asla herkesin kazanabilmesi için ısrar etmektir. Kıtlık değil bolluk mentalitesi vardır. kazan/kazan felsefesi talimatla uygulanamaz. Özendirilmelidir, gönüllü kabul gerekir. Önce anla, sonra anlaşılmayı bekle Okullarda okumayı, yazmayı, konuşmayı öğreniyoruz ama kimse bize dinlemeyi öğretmiyor. Uyanık olduğumuz saatlerin büyük kısmında iletişim halindeyiz ve dinlemek iletişimin önemli bir parçasıdır. Dinlemek dört seviyelidir hiç dinlemeyiz - diğerini yok saymaktır dinler gibi yaparız - rol yapmaktır, aslında dinlemeyiz seçerek dinleriz - paradigmamıza uyanları seçeriz, mesaj tam olarak alınmaz dikkatli dinleriz - kelimelere özen gösteririz empatik dinleriz - pek nadirdir, diğerinin gözünden görmeye, anlamaya çalışırız. Sempatiyle karıştırmayın, beğenmek zorunda değiliz. İletişimin %10 u kelimelerdir, %30 u çıkardığımız sesin tınısıdır, %60 ı beden dilimizdir. Teşhis olmadan tedavi olmaz. Dinlerseniz, öğrenebilirsiniz. Sinerjik olun Bütünün, parçaların toplamından fazla olmasıdır. Doğada yaygındır, her yerdedir. Prensip merkezli liderlik gerektirir. Kazan/kazan çözümlerdeki yaratıcılık ile sinerji yakından ilişkilidir. Farklılıkları zenginlik olarak görün, kazanarak çözümlemeye çalışın. Sürekli geliştirin Atalet düşmandır. Geldiğiniz seviye yoldaki duraklardan biridir, daha iyisini yapabilirsiniz. Fiziksel boyut dayanıklılık, esneklik, güç için fiziksel aktiviteye zaman ayırın. Zihninizi açtığını göreceksiniz. Manevi boyut iyi müzik, iyi kitaplar, biraz huzur, ibadet iyi gelecektir. Zihni boyut Okumayanla, okuyamayan arasında fark yoktur. Televizyonla harcanan zamanı sınırlayın. Günlük tutun, planlar yapın, seçtiğiniz bir konuda uzmanlık sağlayacak şekilde okuyun. Sosyal/duygusal boyut Ailenize zaman ayırın, içinde yaşadığınız toplumla ilgilenin. Gönüllü çalışın. Hayatınızda dengeyi gözetin. Sürekli iyileştirin.
Unsplash üzerinde Austin Distel tarafından fotoğraf Kişisel gelişim söz konusu olduğunda yüzlerce makale, kitap ve akıl hocası bulunabilir. İnsanlar her yıl, oldukça başarılı insanların kullandığı ipuçları ve püf noktaları öğrenmek için milyonlarca dolar harcıyor. Pek çok farklı kaynak olduğu için doğru olanı bulmak zor olabilir. Pek çok kişi tarafından, kişisel gelişim için yayınlanan en iyi kitaplardan biri “Stephen Covey'nin Yüksek Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” dır. Kitap, kişiliğe dayalı değil, karakter temelli niteliklere odaklanıyor. Stephan başarı literatürünün son 200 yılını araştırdı ve oldukça ilginç bir şey buldu; Son 50 yılda, başarı hakkındaki kitapların çoğu, insanların belirli şekillerde davranmasını sağlamak için kamusal imaj, sosyal etkileşimler, görünüş ve genel beceriler ve teknik gibi kişilik etiği üzerine odaklandı . Bu kitaplar gerçekte nasıl olunacağından çok nasıl görüneceğine odaklanıyor. “Oldukça etkili insanların 7 alışkanlığı” içten dışa bir yaklaşımı benimser. Kişiliği şekillendiren karakter olduğu ve karakter olmadan kişilik zayıf ve sahte göründüğü için karakter etiğine odaklanır . Karakter etiği, etkili yaşamanın temel ilkeleri olduğunu ve insanların gerçek başarıyı ve kalıcı mutluluğu ancak bu ilkeleri temel karakterlerine entegre ettiklerinde ya da sadece büyüklüğün içeriden başladığını öğretir. Proaktif olun Fotoğraf Ales Krivec on Unsplash Her durum size hayatınızda yepyeni bir seçim yapma fırsatı sunar. Sorumlu sensin, durumun değil. bir zorlukla karşılaştıklarında insanlar iki gruba ayrılır Reaktif insanlar , durumlardan gerçekten etkilenenlerdir. En iyi sonucu vermeye çalışmak yerine kontrolleri dışındaki konular hakkında şikayet etmeye devam ediyorlar. Temel olarak, çevreleri ve dış güçleri performanslarını ve ruh hallerini etkiler. Bu nedenle, genellikle harekete geçmek yerine dırdır ederler. Öte yandan proaktif insanlar , koşullarının değil, kendi kararlarının geleceklerini belirlediğine inanırlar. Kontrol edemedikleri şeylerden şikayet etmezler. Bunun yerine, harekete geçerek değiştirebileceklerini değiştirmek için ellerinden gelenin en iyisini yaparlar. Harekete geçmek ve yapmak onların bir numaralı önceliğidir. Proaktif olmayı seçerek, aynı zamanda başarınızdan ve başarısızlığınızdan sorumlu olmayı seçersiniz. Eylem, tüm başarıların temel anahtarıdır. - Pablo Picasso Aklındaki son şey ilebaşla İkinci alışkanlık, başkalarının sizin hakkınızda nasıl düşündüğünü derinlemesine düşünerek olmak istediğiniz hale gelmekle ilgilidir. Öldüğün zaman cenazendeki insanlar seni nasıl tarif edecek? Topluma değer katan bir kişi olarak hatırlanmak istemez misiniz? En önemli kararlarınızın sonunu düşünün ve bunun önceliklerinizi içerip içermediğini ve yaşamın anlamlı niteliklerine dayanıp dayanmadığını görün. Sadece şöhret ve zenginlik değil. Bir hedefe sahip olarak ve hayatınızın her hareketine buna göre karar vererek, hayatlarını amaçsızca geçiren insanların büyük çoğunluğunun zaten önündesiniz. Stephan Covey, dünyadaki her şeyin iki kez yaratıldığını açıklıyor. Bir kez akılda ve bir kez gerçek dünyada. Pek çok şey fiziksel dünyada değil, yalnızca akılda yaratılır. Çünkü kendimize yapamayacağımı söylüyoruz. Sorunların çoğu yalnızca zihninizde var. Bu bizi ilk noktaya geri getiriyor. Koşullarınıza ve geçici durumunuza değil, hayatınızdaki amacınıza ve amacınıza göre eylemler yapın. Önce ilk şeyleri koyun Birinci ve ikinci alışkanlıklardan öğrendiğimiz gibi, herkes, hedefleri ve eylemleri nedeniyle hayatlarının programcısıdır. Ancak herkes programlamada iyi değildir. 3. Alışkanlık, yaşamdaki önceliklerin kuralını ve bunları çoğunlukla nasıl bir kenara koyduğumuzu ve zamanımızı gereksiz zaman öldürücülerle harcadığımızı tanımlar . Burası günlük rutininizi ve alışkanlıklarınızı inceleyeceğiniz yerdir. Sizi hedeflerinize bir adım daha yaklaştırıyorlar mı yoksa daha ileriye götürüyorlar mı? Geç kalıyor ve iş performansınızı etkileyecek kötü bir ruh hali ile mi uyanıyorsunuz? ASLA UĞRAŞMAYIN. SADECE DEĞİŞTİRİN. Pek çok insan takvimler veya günlük planlayıcılar kullanmanızı önerir. Ancak, Stephen'ın dediği gibi işlevsel görünmeyebilirler "Aciliyet ve önemle kategorize etme" . Stephan bunun için bir dörtlü grafik icat etti. Birinci çeyrek acil ve önemlidir. Bu, yangın acil durumlarını ortaya çıkarmaktır. Günlük yangın söndürme ve yetkilendirme için Hızlı olmakla ilgili. Bunlar iyi yönetilmesi gereken şeylerdir. İkinci çeyrek acil değil ama önemli. Bunlar sağlığınız, ilişkiniz ve aileniz gibi şeylerdir. Bunlar genellikle ihmal edilen faaliyetlerdir ve denge ve büyümede başarının bulunduğu yer burasıdır. Bu faaliyetler bizi gerçekten mutlu eden faaliyetlerdir, bu yüzden en büyük odağımız onlar üzerinde olmalıdır. Üçüncü çeyrek önemli değil acildir. kesintiler, bazı toplantılar, bazı telefon görüşmeleri ve diğer insanların acil durumları gibi şeyler. Daha fazla zaman ve üretkenlik için sınırlandırılması gereken faaliyetler bunlar. Dördüncü çeyrek ne önemli ne de acil. Günlük aktivitelerimizin çoğunun yer alabileceği yer. Sosyal medyada gezinmek gibi şeyler. Bunlar zaman kaybıdır ve mümkün olduğunca sınırlandırılmalıdır. Unsplash üzerinde Helena Lopes tarafından fotoğraf Kazan-kazan düşünün Sosyal veya ticari ilişkiler söz konusu olduğunda. Her türlü anlaşmamız var. Bir kaybet-kaybet, kazan-kaybet, kazan-kazan ve hiçbir anlaşma yapılmayabilir. Bazı yeni girişimcilerin yaptığı yaygın bir hata, hedefleri olarak kazan-kaybet düşünmektir. Bu hata, ilerleme sağlamayan bir anlaşmanın olmamasıyla sonuçlanır. Kazan-kazan ilişkileri aramak istiyoruz. Karşılıklı fayda aramak istiyoruz. Bilgiyi paylaşabileceğimizi, verebileceğimizi ve birlikte kâr edebileceğimizi anlamak için bir zihniyet geliştirmeliyiz. Hayat sıfır toplamlı bir oyun değildir, bu nedenle her duruma bir kazan-kazan zihniyetiyle bakın. Bu bölümü kitaptan bir alıntıyla bitiriyorum Kazan / Kazan, Üçüncü Alternatif'e bir inançtır. Senin ya da benim yolum değil; daha iyi bir yol, daha yüksek bir yol. Önce anlamaya sonra anlaşılmaya çalışın Fotoğraf Mimi Thian, Unsplash İnsanlara çoğu zaman kızarız çünkü onlar bizim düşündüğümüz gibi düşünmezler. Hepimiz, yaşam boyu deneyimlerimize, değerlerimiz, anılarımıza ve inançlarımıza dayanan kendi fikirlerimiz aracılığıyla dünyayı farklı görüyoruz. Başkalarını dinlemedikçe ve bakış açılarını anlamaya çalışmadıkça anlayamayız. Buna "vurgulu dinleme" denir. En yüksek dinleme seviyesi. Çoğunlukla anlamak için dinlemiyoruz. Diğer kişi konuşmasını bitirmeden önce cevap dinleriz. Yargılamadan önce, eyleme geçmeden önce, katkıda bulunmadan önce dinleyin. sinerji Alışkanlık 6 sinerjidir. Bunun arkasındaki fikir, farklı insanların masaya farklı bakış açıları, görüşler, güçlü yönler ve düşünceler getirmesidir. Bu farklılıkları hoş görmek veya kabul etmek yerine onları kutlamalıyız. Bu, her iyi CEO'nun yaptığı şeydir. Farklı konu uzmanlarını alırlar ve en iyi çözümü bulmak için görüşlerini alırlar. Sinerji ile bir artı bir üç, on veya yüze eşit olabilir Daha da büyük bir şey yaratmak için tek tek birimlerin birlikte nasıl çalışabileceğini düşünün. testereyi keskinleştirmek Diyelim ki kör testere ile bir ağacı kesen bir adam gördünüz. Şöyle diyeceksiniz neden aletinizi keskinleştirmiyorsunuz? Bu hızla 6 saat sürecek. Diyecek ki Bunun için zamanım yok! Bu ağacı bir an önce kesmem gerekiyor. Adam testereyi keskinleştirmek için bir saat harcarsa, ağacı kesmesi sadece 3 saatini alabilir. mantıklı değil mi? Bu örnek, yaşamlarımıza geniş ölçüde uygulanabilir. Biz araçlarız ve dört alanı düzenli olarak keskinleştirmeliyiz. Bu alanlar, ikinci alışkanlıkta bahsedilen 2. kadran faaliyetlerine girer. Her gün egzersiz yapmak için birkaç dakikanızı ayırabilir veya önleyebileceğiniz her türlü fiziksel rahatsızlıkla otuz yılda ödeyebilirsiniz. Fiziksel, ruhsal, bilişsel ve sosyal sağlığınıza dikkat ederek düzenli zaman harcayarak vücudunuzu keskinleştirmeye çalışın. Gelecek potansiyelinizi ortaya çıkarmanın en iyi yolu kendinize yatırım yapmaktır. Sürekli öğrenme ve iyileştirme için çabalamak, böylece diğer alışkanlıkların her birini yeniler. Bence bu alışkanlık en önemlisi olarak öne çıkıyor çünkü bu son alışkanlık sizi zinde tutuyor, böylece diğer 6 alışkanlığı halledebilirsiniz. Umarım bu noktada makaleyi okumayı bitirmişsinizdir. Mesele şu ki, bunları hayatınızın bir parçası olarak belirlemediğiniz sürece bu alışkanlıkların hiçbiri işe yaramayacak. Onları sadece entelektüel olarak anlamaya çalışmayın. Onları yaşamaya çalışın. Bu alışkanlıkları uygulayın ve başkalarına öğretin çünkü öğrenmenin en iyi yolu başkasına öğretmektir. Bu ömür boyu süren bir süreçtir ve sabır gerektirir. Kendinizi zorlamaya devam edin ve daha önce hiç öğretmediğiniz yeni zirvelere ve seviyelere ulaşacaksınız. Umarım hepiniz bu makaleyi okumaktan zevk alırsınız ve bu ipuçlarının sizin için kullanışlı ve yararlı olmasını diliyorum.
etkili insanların 7 alışkanlığı özet