🌥️ Uzayla Ilgili Araştırma Yapan Bilim Adamları

M4RLFnt. Müslüman bilim adamları bütün dünyayı etkiledi. Batı'nın kendi icadı olarak aksettirdiği birçok buluş aslında İslam medeniyetindeki çalışmaların ürünüydü. İlk uçak yapımından mikrobun ilk kez tanımlanmasına kadar astronomi, matematik, mühendislik gibi pek çok alanda ilke imza atan 6 Müslüman bilim adamını ve dünyaya armağan ettiği buluşlarını sizler için derledik. Giriş Tarihi 0915 Güncelleme Tarihi 1128 1 13 EBU FİRNAS İLK UÇAĞI YAPTI Ebu Firnas, 810-887 yılları arasında yaşamış Endülüslü bir Müslüman âlimdir. Kurtuba'da tahsil gören Firnas, zamanın çoğu âlimi gibi birçok alanda kendini geliştirdi. O aynı zamanda şair, astrolog, müzisyen, astronom ve mühendisti. Kendisine en büyük ünü kazandıran girişimi, insanı havada taşıyabilecek uçan bir makine inşa etmesiydi. 2 13 Tarihte uçan ilk makineyi yapan ve uçma konusunda gerçek bir girişimde bulunan ilk kişi, 9. yüzyılda yaşayan Kurtubalı Abbas ibn Firnas'tı. Meraklı ve araştırmacı bir karaktere sahip olan Firnas, birçok keşfiyle çağdaşlarının dikkatini çekti ve devrin hükümdarı tarafından kendisine "hakim-ül endülüs" unvanı verildi. Abbas ibn Firnas'ın uçuş denemeleri 3 13 İBNÜL BAYTAR İLK ECZA KİTABI Abdullah bin Ahmed el-Baytar, Endülüs'ün Mâleka şehrinde, yetiştirdiği âlimlerle tanınan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İbnü'l-Baytâr lakabını ise babasının veterinerliğinden dolayı aldı. İlk öğrenimini babasından gördü. Dinî ve naklî ilimleri okuduktan sonra botaniğe ilgi duydu. Onun botanikçi olmasındaki en önemli pay, yirmi yaşına kadar birlikte çalıştığı, daha çok İbnü'r-Rûmiyye diye tanınan İşbîliyeli Ebü'l-Abbas Ahmed b. Muhammed en-Nebâtî'ye aittir. Hocası Ebü'l-Abbas'ı örnek alarak Akdeniz havzasındaki ülkelerde araştırma yapmak amacıyla uzun sürecek bir yolculuğa çıktı. Kuzey Afrika'dan başlayıp, Fas, Tunus, Cezayir ve Trablus şehirlerini dolaştıktan sonra Anadolu'ya ulaşıp Selçuklu ve Bizans hakimiyetindeki bölgeleri gezerek tıp, ecza ve botanik âlimleriyle tanıştı. İbnül Baytar'ın bilime katkıları 4 13 Seyahat dönüşü artık çağının en büyük botanikçisi kabul edilen İbnü'l-Baytâr topladığı zengin bitki koleksiyonuyla İskenderiye'ye gitti. Burada büyük itibar görerek Mısır botanikçileri başkanı reîsülaşşâbîn unvanını aldı. Hala varlığını sürdüren ilk ilaç kullanım ansiklopedisi olan "Bitkisel İlaç ve Gıdalar Sözlüğü"nü yazdı. İbnül Baytar'ın sağlıklı yaşam için kullandığı bitkiler 5 13 BİRUNİ DÜNYANIN DÖNDÜĞÜNÜ KEŞFETTİ "Bilimsel gözlem"in ve "trigonometri", "izdüşüm geometrisi" gibi birçok matematik alanının öncüsü olarak kabul edilen Ebü'r-Reyhân Muhammed b. Ahmed el- Biruni, Hârizm'in merkezi Kâs'ta doğdu. Biruni'nin çoğu kaybolan 146 kitabının yarıya yakını astronomi ve 20'si matematik alanındadır. Diğer bilim alanlarında birden fazla kitap yazdığı biliniyor. Üniversiteye hazırlanan adaylar için, Astronomi ve Uzay Bilimleri hakkında çeşitli kaynaklardan en yeni bilgileri derledik. Astronomi ve Uzay Bilimleri mesleğine karar vermeden önce bu bilgileri göz önünde bulundurmanın yararlı olacağını düşünüyoruze-okul Astronomi ve Uzay Bilimleri Genel Tanım Uzaydaki gökcisimlerinin nitelik ve nicelik bakımından özelliklerini, konumlarını, hareketlerini araştırıp incelemeler yapabilecek ve ileri teknolojinin bu çalışmalarda kullanımını gerçekleştirebilecek nitelikteki teknik insan gücünü yetiştirmeyi amaçlayan bir programdır. Astronomi, astronometri ve astrofizik olmak üzere iki anabilim dalına ayrılır. Astronometri, evrendeki gök cisimlerinin hareketlerini, genel özelliklerini ve konumlarını incelerken, astrofizik ise gökcisimlerini fiziksel özellikleri bakımından inceler. Faaliyet Alanları Astronomlar kısıtlı sayıdaki rasathanelerde çalışabilecekleri gibi çeşitli kurumlarda bilgisayar programcısı olarak, bilgisayar programlarının yazılımı ile ilgili görevleri yürütebilmekte, Meteoroloji Genel Müdürlüğüne bağlı gözlemevlerinde çalışabilmektedirler. İş Bulma Olanakları ve Kazanç Durumu Ülkemizde uzay teknolojisi henüz gelişmemiş olduğundan bu bölüm mezunlarının çok cazip iş bulma olanakları yoktur. Mesleğin Gelecek 10 Yıldaki Durumu Bu mesleğin iş olanakları ülkemizde uzay teknolojisinin gelişmesi ile birlikte paralellik gösterecektir. Bu Mesleği Seçenlerde Ne Gibi Nitelikler Olmalı Fen bilimleri özellikle astronomiyle ilgili ve bu alanda başarılı olması Dikkatli, sabırlı olması Araştırma, planlama ve uygulama yeteneğine sahip olması Teknolojiye karşı ilgili olması Hızlı sayısal düşünme gücü ve zihinsel yetenek sahibi olması gerekir. ASTRONOMİ VE UZAY BİLİMLERİ MF–1 ÜNİVERSİTE ADI Öğretim Şekli 2009 TABAN PUAN 2009 0,8 BAŞ SIRA 2010 TAHMİNİ P. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 263,451 192,000 398,642 ANKARA ÜNİVERSİTESİ 260,833 204,000 394,681 EGE ÜNİVERSİTESİ İZMİR 255,255 230,000 386,241 ERCİYES ÜNİVERSİTESİ KAYSERİ 242,946 292,000 367,615 ANKARA ÜNİVERSİTESİ İÖ 247,483 269,000 374,480 Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Hakkında Bilgi, Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Mesleği İş İmkanları, Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Taban Puanları 2015 – 2011, Astronomi ve Uzay Bilimleri Çalışma Alanları ve Koşulları Şartları, Astronomi ve Uzay Bilimleri Kazanç Durumu, Astronomi ve Uzay Bilimleri Mesleği Çalışma Koşulları – Şartları, Astronomi ve Uzay Bilimleri Mesleği İş Alanları, Astronomi ve Uzay Bilimleri Mesleği Maaşları, Astronomi ve Uzay Bilimleri Mesleği Özellikleri ve Zorlukları, Astronomi ve Uzay Bilimleri Mesleğinin Geleceği, Astronomi ve Uzay Bilimleri Meslek Rehberi, Astronomi ve Uzay Bilimleri Mezunları Ne İş Yapar, Astronomi ve Uzay Bilimleri Tercih Edilir mi Bu Bölüm Hakkındaki Düşüncelerinizi Aşağıdaki Yorum Aracılığıyla Hemen Paylaşabilirsiniz Uzay, ilk çağlardan beri insanlık hiç hep gizemini korumuş; büyüklüğüyle, sırlarıyla ve düşündürdükleri ile insanın merakını ÇIKAN İLK İNSAN BİR SOVYET VATANDAŞIYDI 1957′de uzaya çıkan ilk canlı olan Laika isimli köpeğin ardından 1961 yılında Sovyetler Birliği yurttaşı Kozmonot Yuri Gagarin de uzaya çıktı. Bu zamandan sonra Amerika pek çok astronot, Rusya pek çok kozmonot ve sonrasında Çin de pek çok Taikonot'u uzaya gönderdiler. Bu arada yanlarında İsraillisinden Pakistanlısına, Hintlisinden Malezyalısına pek çok insan da uzaya gitti. Bunca insan uzaya gitti, geldi; halen uzay istasyonlarında olan ve araştırmalar yapan kişiler var. Peki merak ettiniz mi uzayda şu an kaç kişi var? ŞU AN UZAYDA KAÇ KİŞİ VAR? Bu soruya yanıt veren bir internet sitesi var. “How many people are in space right now?” Şu anda uzayda kaç kişi var? isimli web sitesi, güncel verilerle uzayda kaç kişinin olduğunu, bu kişilerin isimlerini ve kaç gündür uzayda olduklarını bizlere iletiyor. Şu an itibariyle uzayda 6 insan var. Uzaydaki insanların isimleri ve uzayda geçirdikleri gün sayısı sitenin bildirdiğine göre şöyle Oleg Kotov 133 gün, Mike Hopkins 133 gün, Sergey Ryazanskiy 133 gün, Rick Mastracchio 91 gün, Mikhail Tyurin 91 gün, Koichi Wakata 91gün. İşte her gün yenilenen verileri ile Şu anda uzayda kaç kişi var? sorusuna yanıt veren Bilim insanları bu gezegenin yüzeyinin altında Dünya’da olduğundan daha fazla tatlı su olabileceğini Uzay Ajansı ESA idaresindeki Herschel Kızılötesi Uzay Teleskobu’nun verilerini inceleyen bilim insanları, Güneş'e 419 milyon kilometre uzaklıktaki buz kaplı Ceres’in yüzeyindeki gayzerlerden düzenli olarak fışkıran suyun sebep olduğu buhar bulutlarını tespit etti. 950 kilometrelik çapıyla Ay’ın üçte birinden biraz daha küçük olan Ceres, buna rağmen Mars ve Jüpiter arasındaki asteroit kuşağının en büyük objesi olarak dikkat TATLI SUDAN DAHA FAZLASI CERES'TE OLABİLİRBilim dergisi Nature’da yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, Ceres’teki iki bölgeden uzaya buhar bulutu çıkışı olduğunu belirleyen gökbilimciler, buzdan gayzerlerden püsküren bu bulutların, gezegende suyun varlığına dair ilk kesin kanıt olduğunu ESA bünyesinde yürütülen araştırmanın başındaki isim Michael Küppers, “İlk kez Ceres üzerinde su buharı olduğu kesinlik kazandı. Bu bize Ceres’in buzlu bir yüzeyi ve atmosferi olduğunu kanıtlıyor” dedi. Küppers ve arkadaşları, Ceres’in kayadan oluşmuş çekirdeğini saran kalın buz katmanı eritildiğinde, dünyadaki toplam tatlı su miktarından daha fazlasının elde edilebileceğini dile su buharına Güneş ışınlarının erittiği buz tabakalarının sebep olduğu, yüzeyin altında akışkan su bulunduğu ve bu suyun zaman zaman uzaya püskürdüğü KEŞFEDİLMİŞTİCeres ilk olarak 1 Ocak 1801’de İtalyan gökbilimci Giuseppe Piazzi tarafından keşfedilmişti. Piazzi gördüğü cismi önce kuyruklu yıldız sanmış, daha sonra yaklaşık 4 yıllık bir dönüş periyodu olan dev bir asteroit olduğu anlaşılmıştı. Asteroitler arasında ilk keşfedilen olduğu için 1 numara’ ile adlandırıldı. Aynı zamanda 50 yıl boyunca da olarak sonucunda şeklinin düşük yerçekimine sahip diğer asteroidler gibi düzensiz değil de küresel olduğu ortaya çıktı. Yüzeyinin su buzu ve karbonat, kil gibi çeşitli hidratlı minerallerden oluştuğu tahmin ediliyor. Yüzeyinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanus olma ihtimali bulunan Ceres’in yüzey sıcaklığının yaklaşık eksi 38 derece olduğu gezegenin yüzeyini inceleyip haritalandıracak olan NASA aracı Dawn’ın 2015 yılının Mart ya da Nisan aylarında Ceres’e ulaşması bekleniyor. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin NASA ölü yıldızlar ve karadelikleri bulmak için geliştirdiği Nükleer Spektroskopik Teleskop Dizisi'ni NuSTAR kullanan bilim adamları, ilginç bir görüntü elde etti. Yüksek enerjiye sahip X ışınlarını yakalayan NuSTAR ile bir yıldızın patlaması sırasında elde edilen görüntüde, patlama sırasında çıkan devasa gaz ve toz bulutu, tıpkı bir ele benziyor. Pasadena'daki California Teknoloji Enstitüsü'nden Fiona J-Harrison, "NuSTAR'ın sunduğu benzersiz olanaklar, uzayı yepyeni bir açıdan görmemizi sağlıyor" dedi. Uzay cismi, aslında uzayın derinliklerindeki bir yıldızın patlamasından sonra çevresine yaydığı gaz ve toz bulutundan oluşuyor. PSR B1509-58 ya da B1509 adı verilen patlayan yıldız, saniyede 7 kez olmak üzere büyük bir hızla çevresinde dönmeye başlıyor. Yıldız, dönüşü sırasında çevresine minik parçacıklar fırlatıyor. Yıldızın çevresindeki manyetik alanlarla etkileşime geçen parçacıklar ise X ışınında parlayarak teleskop tarafından görüntüleniyor. Yıldızın patlaması, daha önce NASA'nın Chandra X-Işını Gözlemevi tarafından kaydedilmişti. ABD'deki Arizona Üniversitesi'nden bilim adamlarının liderliğinde çalışan uluslararası ekibin yaptığı araştırma, Güneş Sistemi dışında yer alan dev bir gezegenin varlığını ortaya çıkardı. "HD 106906 b" adı verilen gezegen, Dünya'ya 299 ışık yılı mesafedeki Crux Takımyıldızı'nda yer alan HD 106906 yıldızının etrafında dönüyor. Kütlesi, Güneş Sistemi'ndeki en büyük gezegen olan Jüpiter'in 11 katı büyüklüğündeki HD 106906 b, dev yapısı ve bağlı bulunduğu yıldızla arasındaki çok büyük mesafe nedeniyle bilim dünyasında şaşkınlık yarattı. Arizona Üniversitesi'nin internet sitesinde yayımlanan yazıda, gezegenin bağlı bulunduğu yıldızla arasındaki mesafenin, Dünya'nın Güneş'e ortalama uzaklığının 650 katı olmasının gezegen oluşumlarına ilişkin teorileri alt üst ettiği ÖTESİ IŞIK SAÇIYOR Bundan 4,5 milyar yıl önce oluşan Dünya ile kıyaslandığında 13 milyon yıl önce oluşmuş genç bir gezegen olan HD 106906 b, oluşum aşamasındaki ısısının bir kısmını hala muhafaza ediyor. Bu nedenle 1500 santigrat derecelik bir yüzey sıcaklığına sahip olan gezegen, etrafına gözle görülemeyen kızıl ötesi ışık saçıyor. Gezegenin varlığını Şili'deki Atacama Çölü'nde bulunan Magellan Teleskobu üzerine yerleştirilen termal kızıl ötesi kameralar yardımıyla keşfeden bilim ekibi, gezegenin bağlı bulunduğu yıldızla birlikte hareket ettiğini ise Hubble Uzay Teleskobu'nun 8 yıl önce, başka bir araştırma programı için elde ettiği verileri inceleyerek teyit etti. Megallan Teleskobu üzerindeki "Folded-port InfraRed Echelette FIRE" spektrografı sayesinde keşfettikleri gök cisminin doğası ve yapısı hakkında detaylı bilgiye ulaşan araştırmacılar, böylece HD 106906 b'nin bir yıldızın yörüngesinde dönen bir gezegen olduğunu bilimsel olarak ortaya koydu. TEORİLER ALT ÜST OLDU Bilim dünyasında kabul gören teorilerden birine göre, Dünya gibi, bağlı bulunduğu yıldızın yakınında yer alan yıldızlar, oluşum halindeki bir yıldızın çevresindeki, başlangıç diski olarak adlandırılan, disk biçimindeki toz ve gaz bulutu içinde oluşan küçük asteroit benzeri yapıların bir araya gelmesiyle oluşuyor. Ancak bu teori, çok ağır işleyen bir süreç gerektirmesi nedeniyle, HD 106906 b gibi çok genç, bağlı bulunduğu yıldızdan çok uzakta ve dev yapıdaki bir gezegenin nasıl oluştuğunu açıklamaya yetmiyor. Diğer teori ise dev gezegenlerin, başlangıç diskini oluşturan materyalin direkt olarak çökmesi durumunda hızla oluşabileceğini öngörüyor. Ancak başlangıç disklerinin dış alanındaki kütlelerinin HD 106906 b gibi bir gezegeni oluşturacak bir büyüklüğe erişmesinin çok zor olması nedeniyle bu da söz konusu dev kütleli gezegenin oluşumunu açıklamak için yeterli görülmüyor. Bilim ekibinin başı Arizona Üniversitesi Astronomi Bölümü yüksek lisans öğrencisi Vanessa Bailey, yaptıkları keşfin, gezegen ve yıldız oluşumlarına ilişkin bilinen hiçbir modelin gözlemlenen bu sistemi açıklayamaması nedeniyle özel bir önem taşıdığının altını çizdi. 5. HABER ANTARKTİKA’da bulunan IceCube Teleskop Laboratuarı’nda çalışan bilim insanları uzaydan gelen 28 atom altı parçacığı keşfetti. Atomu oluşturan madde anlamına gelen atom altı parçacıkları 1 kilometre küplük buzun içinde bulundu. Araştırmacılar bu parçacıkların Güneş Sistemi’nin içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisi’nin dışından geldiğini açıkladı. Evrenin oluşumuna ilişkin önemli bilgiler sağlayacak olan parçacıklara ilişkin keşfi açıklayan bilim insanları buluşun kara delikler, titreyen yıldızlar ve atomaltı parçacıklar yayan gökcisimlerinin gizemlerinin çözülmesine yardımcı olacağını belirtti. Diğer bir adı nötrino’olan parçacıklarla ilgili konuşan IceCube Teleskop Laboratuarı çalışanlarından Francis Halzen, “Bunlar Güneş Sistemi’nin dışından gelen ilk yüksek enerjili nötrinolar”dedi. GİZEMLER ÇÖZÜLECEKHalzen, yıldızlar arası atom altı parçacıklarına, Dünya üzerinde daha önce sadece bir kez, 1987 yılında rastlandığını hatırlattı. Ancak o parçacıkların Güneş Sistemi’nin dışından gelmediği düşünülüyor. Halzen ayrıca yeni bulunan parçacıkların 1987 yılındakilere göre 1 milyon kez daha fazla enerjiye sahip olduğunu söyledi. Araştırmada görev alan bir diğer bilim insanı Naoko Kurahashi-Neilson, “Çalışmamız, dünyadaki en önemli parçacık fiziği projesi. Gelecek 10 yıl içerisinde toplayacağımız veriler, enerjinin kaynağını ortaya çıkarmamızı sağlayacak” diye konuştu. Araştırma saygın bilim dergisi Science’da yayımlandı. 6. HABER Şili’de kafası vücuduna göre oldukça büyük olan bir iskelet, bilim adamlarını hayrete düşürdü. “Ata” adı verilen esrarengiz iskelet kimi kesimler tarafından uzaylı olarak adlandırılsa da bilim adamları bu iskeletin mumyalanmış insan iskeleti olduğunu düşündüklerini ifade ediyorlar. Bilim adamlarını hayrete düşüren iskelet Konuyla ilgili açıklama yapan Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Kök Hücre Biyolojisi Bölümü Yöneticisi Gary Nolan ise, “Bu iskeletin kesinlikle maymun olmadığını söyleyebilirim. Bu bir insan. 6 yada 8 yaşına kadar yaşamış olmalı” dedi. 2003 yılında da Oscar Munoz isimli bir kişi, yerel gazetelere yaptığı açıklamada, benzer bir iskelet bulduğunu belirtmişti. İnsana benzemeyen iskeletin oldukça karardığını da ifade eden Munoz, iskelette ayrıca 9 kaburga kemiği olduğunu söylemişti. İHA 7. HABER Çin'de sosyal paylaşım siteleri bu ilginç haberler çalkalanıyor. Çin'de yaşayan Li adlı adam internette paylaştığı fotoğraflarla binlerce kullanıcının dikkatini çekti. Daily Mail'in haberine göre Shangdong Eyaleti'ndeki Yellow River'ın yakınlarına bir UFO'nun düştüğünü iddia adam, içinden çıkan uzaylıyı dondurucusunda muhafaza ettiğini söyledi. Ancak bu komplo teorisi kısa sürede eyalet polisi tarafından yalanlandı. Konuyla ilgili bir bildiri yayınlayan polis, meraklıları uzaylı figürünün yüksek kaliteli bir kauçuktan oluştuğu şeklinde uyardı. Açıklamadan tatmin olmayan bazı Çinli bloggerlar ise Shangdong uzaylısıyla irtibata geçebilmenin yolunu arıyor. Bu yazımızda, sizlere Fizik Bilimine Katkısı Olan Bilim Adamları ve Katkıları Kısaca bu konu hakkında bilgiler vereceğiz. Kendisinden önce ortaya çıkmış olan pek çok bilim alanından faydalanarak doğayı ve evreni tanımlamaya çalışan, içerisinde yaşamakta olduğumuz düzenin sırlarını açığa çıkaran bilim dalı fizik alanıdır. Fizik alanında çalışmalar yapan insanlar, evrenle ilgili bazı değişmez gerçeklikleri açığa çıkarmaktadırlar. Fizik alanına katkı sağlayan bilim insanları, genellikle Avrupa kökenli insanlar olmuşlardır. Onların ortaya çıkardığı fizik kanunları sayesinde insan yaşamı da son derece kolaylaşmıştır. Maddelerin çevreleriyle ilişkilerini, bağlı bulunduğu kuralları açıklayan fizik alanı, günümüzde de yapılan çalışmalar ile birlikte geliştirilmeye çalışılmaktadır. Fizik Bilimine Kimler Katkıda Bulunmuştur Isaac Newton Fizik bilimi denildiğinde duyulan en önemli isimlerden bir tanesi şüphesiz ki Isaac Newton’dur. Newton, hareket ve yerçekimi kanunlarını keşfeden insan olmuştur. Onun sıklıkla duyulan hikayesi ise, bir ağacın altında istirahat ederken kafasına bir elma düşmesi sonucunda yerçekimini keşfetmesi olmuştur. Galileo Galilei Uzayla ilgili yaptığı araştırmalar sonucunda evren içerisindeki harekete dair sırları açığa çıkarmıştır. Bu bağlamda, yaşadığı dönemde inanılanın aksine dünyanın, güneş etrafında dönen bir gezegen olduğunu ortaya atmıştır. Ancak bu düşüncesi yüzünden cezalandırılmıştır. Albert Einstein Özel ve Genel Görelilik kavramlarını ortaya atan bilim insanı olmuştur. 20. yüzyılda yaşamış olan Albert Einstein, çağının en deha bilim insanlarından olarak bilinmektedir. Zamanda yolculuğun mümkün olduğu teorisini ortaya atmıştır. James Maxwell Yaptığı çalışmalar sayesinde radyo ve televizyon yayınlarının oluşturulmasında ve bu sinyallerin uzaklara dağıtılmasında büyük pay sahibi olan bir bilim insanıdır. Fizik Bilimine Katkısı Olan Bilim Adamları ve Katkıları Kısaca Adlı Yazımızla İlgili Düşüncelerinizi Yorum Kısmından Yazabilirsiniz.

uzayla ilgili araştırma yapan bilim adamları