🪄 2B Hak Sahipliği Tespit Davası
6292sayılı kanun gereği satıĢ iĢlemi'nden (2B) Özak GYO A.ġ. Adına geçmiĢtir. baĢvuran ve idarece tespit edilen satıĢ bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır. (15) Hak sahipliği kalmayan taĢınmazların değerlendirilmesi amacıyla, 4706 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin son
Herkeskanun ve mahkeme önünde eşittir. Erkekler ve kadınlar eşit Haklara ve Özgürlüklere sahiptirler. Herkes ırk, milliyet/tâbiiyet, din, cinsiyet, köken, mülk(sahipliği) durumu, sosyal konumu, itikatları, siyasi parti, ticarî birlik örgütü ve intisabından bağımsız olarak eşit Haklar ve Özgürlüklere sahiptirler.
EkonomiHaberleri - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nca (TMSF), Cem Uzan'ın Fransa'da Türkiye'ye karşı bir dava daha kazandığına ilişkin haberlerin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, "TMSF'nin yurt dışında Uzan hakkında başlatmış olduğu dava ve takipler TMSF lehine devam etmektedir." açıklaması yapıldı.
Uzunsüre Danişmendliler’e, Tacettinoğulları Beyliği’ne başkentlik yapmış; Persler, Pontuslular, Romalılar, Bizanslılar, Artuklular, Danişmendler, Selçuklular, İlhanlılar, Tacettinoğulları, Osmanlılar ve Cumhuriyet dönemine ait uygarlıkların izlerini taşıyan bu
28Şubat darbesiyle hükümeti devrilen Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Ortadoğu'daki radikal örgütlerin liderleriyle cihat bildirisi imzaladığı haberlerinin gerçeği yansıtmadığı 12 yıl sonra ortaya çıktı. Resmi kurumlar Erbakan'ın şikayetçi olduğu 7 gazeteye ceza bile vermemiş. Yargı ise eski Başbakan hakkında gazete haberiyle örgüt soruşturması başlatmış.
Haksahipliği, yer seçimi, kredilendirme, borçlandırma, yapım, tapu, temlik, tescil ile diğer işlere ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir. (4) 18/3/1924 tarih ve 442 sayılı Köy Kanununa, 20/5/1987 tarih ve 3367 sayılı Kanun ile eklenen Ek Madde 13 gereği üretilen arsalardan satın alanlara konut ve işletme binası yapımı
Yanıt: Kadastro esnasında ve askı ilanından sonra bir ay içinde dava açmadıysanız, tespit kesinleşti,artık davayı kadastro mahkemesine değil asliye hukuk mahkemesine açmanız gerekir, davalı maliye hazinesi ve adına kullanıcı tespit yapılanlar olacak, konuyu iyi bilen bir avukatla hareket etmenizi öneririm. Cihangir Dönmez tarafından yanıtlandı.
Haksahipleri tespit edildi. Yeni yasa kabul edilirse, hak sahipleri 2B arazilerini satın alabilecek.” Beykoz’da hak sahipliği ile ilgili 30 yıldır süren davalar olduğunu belirterek şunları söyledi: “Yasanın çıkmasıyla bu sorunlar da ortadan kalkacak. Hatta kadastro çalışmaları sırasında itiraz edenler de oldu. 4
Müzikeserlerinde eser sahipliği haklarının ihlallerinde istenecek tazminatla ilgil davalarda görev ve yetkili yargı mercilerinin tespiti. 156/3.maddesidir. Buna göre müzik eserlerinden doğan tazminat davaları fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemelerine açılabilecektir. Eğer yargı mercii ayrı bir ihtisas mahkemesi olarak
PYfjR. Piyasa Altın Dolar Enflasyon
28 Şubat 2021 Tapu Hukuku 234 Görüntüleme ADANA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’ NE, DAVACI VEKİLİ DAVALI KONU Tapu kaydının beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesi istemimizden ibarettir. DAVA DEĞERİ AÇIKLAMALAR Müvekkilimiz, 6292 sayılı Yasa uyarınca …. parsel … ada üzerinde bulunan taşınmazı satın almak için …/…/… tarihinde başvuruda bulunmuş, ancak ilgili taşınmazın tapu kaydında 2/B şerhi bulunmaması nedeni ile satış işlemi kadastrosu sonucunda … Köyü çalışma alanında bulunan eski … parsel sayılı … metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına tespit edilmiş, … … Mahkemesi’nin kesinleşen … sayılı ilamı ile … adına tescil edilmiş, betonarme ev ve cam seranın …’a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, …. yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda çekişmeli taşınmaz … ada …. parsel olarak … metrekare yüzölçümüyle tespit ve tescil edilmiştir.… Mahkemesinin kesinleşen ilamı gözetildiğinde taşınmazın 6831 sayılı Yasa’nın 2/B kapsamında kaldığı, bu ilam dikkate alınarak taşınmazın için iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. HUKUKİ NEDENLER 6831 S. K. m. 2. HUKUKİ DELİLLER tarihli cevap dilekçesi,… Mahkemesi’nin … sayılı ilamı ve tescil belgesiTespit ve tescil belgesi Bilirkişi İncelemesiKeşif SONUÇ VE İSTEM Yukarıda açıklanan nedenlerle …. İli, … İlçesi,…Köyü, ….Ada, … parselde kayıtlı olan taşınmazın 2/B vasfında olduğuna dair tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep ederiz. Davacı Vekili
Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Başkanlığına orman niteliğini kaybettiği için Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerin, rayiç değeri üzerinden satılmasını sağlanacak mali kaynak, öncelikle nakledilecek orman köylülerine ait taşınmazların kamulaştırılması, orman dışına çıkarılan yerlerin ıslah, imar ve ihyası, naklen iskan, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi, yeni orman alanlarının tesisi için orman sınırları dışına çıkarma işlemi sonucunda Hazine ile yargı önünde karşı karşıya gelen vatandaşlar açısından ihtilafın çözümlenmesini de gerekçesinde, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesinde, yasal boşluk oluştuğu ifade edildi. 190 BİN HEKTAR!Bugün itibariyle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinin büyük bölümünün orman kadastrosuyla orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin tamamlandığı, Hatay ile İstanbul arasında kalan kıyı illerinin sınırları içinde orman sınırları dışına çıkarılan alanın yüzölçümünün yaklaşık 190 bin hektara ulaştığı bildirildi. Bu alanların, narenciye ve muz yetiştiriciliği, zeytinlik, seracılık, toplum yerleşim yerleri ve sanayi alanları gibi amaçlarla kullanıldığı ifade ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş tarla, bağ, meyvecilik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerlerden Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanların toplam yüzölçümünün yaklaşık 410 bin hektara ulaştığı vurgulanarak, bu alanların,orman sınırları dışına çıkartıldıkları tarihler itibariyle yaklaşık 10-30 yıldır herhangi bir bedel ödenmeksizin kullanıcıların tasarrufunda bulunduğu ALANLARI MALİYE'YE GEÇİYORTasarıya göre, Orman Kanunu'nun 2. maddesinin A fıkrasında tanımlanan, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan ancak tarım alanına dönüştürülmesinde yarar görülen 2/A alanları, devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köylerdekilerin yerleştirilmesi için halka devri ve yararlandırılması amacıyla Orman Genel Müdürlüğünün, 2/B alanları ise Maliye Bakanlığının tasarrufuna Kurulu, devlet ormanları içinde ve bitişiğinde bulunan, yerinde kalkındırılmaları mümkün olmayan köylülerin başvurusu üzerine veya bulundukları yerlerden orman rejimi bakımından kaldırılmaları zorunlu bulunan köylerin halkının resen Orman Kanununun 2/A maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan alanlara, bunun olmaması halinde diğer yerlere nakline karar deprem, heyelan, sel gibi doğal afete maruz kalan vatandaşlar ile baraj, gölet gibi devlet yatırımı nedeniyle başka yerlere yerleştirilmeleri zorunlu olan orman içi veya bitişiğinde köylerde yaşayanların mağduriyetini gideriyor, köylülerin alternatif alanlara naklini öngörüyor. Buralarda yaşayan köy ve mahalle halkının iskanı için Bakanlar Kurulunca belirlenecek usul ve esaslara göre Orman Genel Müdürlüğünce orman sınırları dışına çıkartılarak, tapuda Hazine adına tescil edilecek. Bu alanlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığının tasarrufuna geçecek. Nakledilen orman köyleri halkına ait araziler, gerektiğinde kamulaştırılacak, uygun olması halinde devlet ormanı olarak ağaçlandırılacak. Tasarı, köy halkının yerleştirilmesi için orman sınırları dışına çıkartılarak Hazine adına tescil edilen yerlerin, tarım ve tarım dışı amaçlı arazi kullanım planlarının yapımını, bu arazilerin ıslahı, imarı ve ihyasını, bu alanlardan yerleşim yeri olarak planlananların tescili sonrasında iskan hizmetlerinde kullanılmasını düzenliyor. Bu alanların amacına uygun, yaşanabilir bir yerleşim yeri olarak değerlendirilmesi, iskan işlemlerinin İskan Kanununa göre yürütülmesi Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğünce 2/B alanlarından tekrar orman olarak değerlendirilmesi teklif edilen yerleri Genel Müdürlüğe tahsis orman içindeki arazi, yapı ve tesis yerleri, Orman Genel Müdürlüğünce devlet ormanı olarak ağaçlandırılacak. Yerinde kalkındırılması mümkün olamayan devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köy ve mahalle halkının yerleşimi için Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan, ancak amacı doğrultusunda kullanılamayan 2/A alanları, verimsiz de olsa, başka amaçlarla kullanılmaması için orman vasfıyla Hazine adına tescil ALMAK İÇİN 3 AY SÜRE2/B alanlarında bulunan taşınmazlar için, taşınmazların 31 Aralık 2011'den önce kullanıcısı veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişiler, bu taşınmazları satın almak için 3 ay içinde idareye başvurabilecek, taşınmazların bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listeleri veya kadastro tutanaklarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre 31 Aralık 2011'den önce kullanıcısı veya üzerindeki muhdesatın sahibi kişiler ise başvurularını 6 ay içinde yapabilecek. SATIŞ BEDELİ RAYİÇ BEDELİN YÜZDE 75'İHak sahiplerine doğrudan satılacak taşınmazların satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 75'i olacak. Başvuru sahipleri, satış bedellerine mahsup edilmek üzere; belediye ve mücavir alan sınırları içinde olan yerler için 2 bin lira, dışında olan yerler için bin lira başvuru bedeli işlemleri, başvuru süresinin bittiği tarihten itibaren en geç 6 ay içinde kanunlaşıp yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listeleri veya kadastro tutanakları kapsamında kalan taşınmazların satış işlemleri, 1 Mayıs 2010'dan itibaren tespit ve takdir edilen rayiç bedeller üzerinden ÖDEME, YÜZDE 20 İNDİRİMSatış bedeli peşin veya taksitle ödenebilecek. Peşin satışlarda, yüzde 20 indirim uygulanacak, bu bedel idarece yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç 2 ay içinde edilen satış bedeline itiraz edilemeyecek, dava açılamayacak. Taksitle satışlarda, satış bedelinin yüzde 20'si, yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç 2 ay içinde, kalanı ise belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla 3 yılda 6 eşit taksitte, belediye ve mücavir alan sınırları dışında ise en fazla 4 yılda 8 eşit taksitte faizsiz ödenecek. Satış bedelini ödemeyenlerin, doğrudan satın alma hakları düşecek. Ancak taksitlerden ikisinin vadesinde ödenmemesi yükümlülüklerin ihlali anlamına gelmeyecek, gecikme zammı ALANLARA KARŞILIK 2B ARAZİSİHak sahiplerine doğrudan satılması gereken taşınmazlardan ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne verilen, kamu hizmetlerine ayrılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar, hak sahiplerine satılmayacak. Hak sahipleri, bu taşınmazların yerine taşınmazın rayiç değerine eşdeğer, öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarında taşınmaz teklifini kabul etmeyen hak sahipleri, doğrudan satış hakkından yararlanamayacak, hak ve tazminat talep edemeyecek, dava açamayacak. Hak sahipliği kalmayan taşınmazların değerlendirilmesi amacıyla üzerlerinde bulunan kişilere ait yapı ve eklentiler; belirlenen bedel ödenerek yıktırılacak. Ya da bu şekilde belirlenen bedel, taşınmazın değerine eklenerek muvafakatları aranmaksızın en geç 2 yıl içinde satılarak satıştan elde edilen gelir, yapı ve eklenti sahiplerine de önce tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan, daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları, bedel alınmaksızın geçerli kabul edilecek. Tapu kütüklerindeki 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmayacak, açılan davalardan vazgeçilecek. Açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılacak. Bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise ilgilileri tarafından, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl içinde idareye başvurulması halinde bedelsiz olarak önceki kayıt sahiplerine veya kanuni mirasçılarına iade kanunları gereğince devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz devredilen, iskanen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulan taşınmazların, tapu kayıtları geçerli kabul edilecek. Bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmayacak, açılanlardan sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların, tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmayacak, bunlar hakkında dava iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan, bu nedenle dava açılması gereken veya ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilenler ile kamu hizmetlerine ayrılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken ya da Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmeyecek. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen rayiç bedel ödenecek veya rayiç bedeline uygun taşınmaz alanlarından, tasarı kanunlaşıp yürürlüğe girdiği tarihten önce ve sonra kadastro tutanakları kesinleşen veya güncelleme listeleri tescil edilen alanlarda, proje alanı belirlemek isteyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ ile belediyelerce bu alanın sınırları tespit edilecek. Proje alanı sınırı onaylanmak üzere belediyeler tarafından valilikler aracılığıyla, TOKİ tarafından doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilecek. YÜRÜTMEYİ DURDURMA VE TEDBİR KARARLARINA SON!2/A alanları için orman sınırları dışına çıkartma ile orman sınırlandırması, tespit, tefrik ve tescil işlemlerine karşı yapılan itirazlar ve açılan davalar, bu tasarıya göre yapılacak işlemleri durdurmayacak, davalarda yürütmeyi durdurma ve tedbir kararı verilemeyecek. Bu yerlerde hak iddia edenlerin açtıkları davalar, davacılar lehine sonuçlandığında, bu taşınmazlar genel hükümlere göre göre yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar 2/B alanları hakkında Hazine tarafından kişiler aleyhine açılması gereken davalar açılmayacak, açılan ve devam eden davalar durdurulacak. ORMAN KÖYLÜLERİNE GELİR DESTEĞİOrman Genel Müdürlüğü, devlet ormanları içinde ve bitişiğinde oturan köy halkının geçim seviyesinin yükseltilmesi için gerekli önlemleri alacak. Bu amaçla sağlanacak işletme araç, gereçleri ile gerekli diğer girdiler, hibe veya kredi desteğiyle uygulamasından elde edilen gelirlerin yüzde 90'ınını geçmemek üzere Bakanlar Kurulunca belirlenen orana karşılık kısmı, genel bütçede özel gelir, kalan kısmı ise gelir olarak ve Şehircilik Bakanlığı bütçesinde afet riski altındaki alanların dönüştürülmesinde kullanılmak üzere özel ödenek öngörülecek. Nakledilecek orman köylülerine ait taşınmazların kamulaştırılması, 2/A alanlarının ıslah, imar ve ihyası, iskanı, orman köylülerinin kalkınmalarının desteklenmesi, 2/A ve 2/B alanlarının en az 2 katı verimsiz orman alanlarının ıslahı ve yeni orman alanlarının tesisi için kullanılmak üzere Orman Genel Müdürlüğü bütçesinde gerekli ödenek ve Şehircilik Bakanlığınca proje alanı olarak belirlenen alanların değerlendirilmesinden elde edilen gelir, genel bütçeye AİT TARIM ARAZİLERİ ARAZİYİ İŞLETENEHazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılarak, Hazine taşınmazlarının paydaşlarına, kiracılarına ve kullanıcılarına satış işlemleri de bu tasarı kapsamında ait tarım arazilerini; tasarı yürürlüğe girdiği tarih itibariyle en az 3 yıldan beri tarımsal amaçla kiralayan, kira sözleşmesi devam eden veya bu arazileri aynı süreyle tarımsal amaçla kullanan ya da paydaşlarından; bu arazileri bedeli karşılığında doğrudan satın almak için idareye başvuranlar, hak sahibi hak sahiplerine satılacak Hazineye ait tarım arazilerinin satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 70'i hizmetine tahsis edilen, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan yerler, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olmakla birlikte kamu kurum ve kuruluşlarının hazırladıkları planlarda tarım dışı kullanıma ayrılmış alanlar, hak sahiplerine satılamayacak. Denizlerde kıyı kenar çizgisine 5 bin metre, tabii ve suni göllerde kıyı kenar çizgisine 500 metreden az mesafede bulunan alanlar ile içme suyu amaçlı barajların koruma alanları içinde kalan yerler, satış tarihi itibariyle arazi toplulaştırılması yapılacak yerler ile diğer sebeplerle satılamayacağı Maliye Bakanlığınca belirlenecek Hazineye ait tarım arazilerin de satışı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun da yürürlükten
İçindekiler1 Haksız Rekabetin Tanımı ve Şartları2 Haksız Rekabet Hakkında Başvurulabilecek Kanun Haksız Rekabet Hakkında Açılabilecek Hukuki Bir Dava – Haksız Rekabetin Tespiti DavasıHaksız rekabetin tespiti davası ve şartlarını incelediğimiz bu yazımızda, haksız rekabet halinde başvurulması gereken hukuki yollara ve uyuşmazlık çözüm önerilerine yer ticari hayatın olmazsa olmazlarındandır, ticari hayatı dinamik tutar ve geliştirir. Rekabet edenlerin ise iyiniyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde hareket etmesi rekabet hükümleri, Türk Borçlar Kanunu’nda ve Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. BK gerçeği yansıtmayan ilanlar veya iyiniyete aykırı davranışlar sonucunda müşterisi azalan ya da onları kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan kişiye bazı davaları açabilme imkânı Ticaret Kanunu’nda ise ticari işlerle ilgili haksız rekabet hükümleri düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu madde 56 Haksız rekabetin tespiti davası, men davası, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması davası ref’i davası ve maddi-manevi tazminat davası açabilme imkânı tanımıştır. Bunların dışında cezai sorumluluğu gerektiren hallerde ceza davası da bu yazımızda genel hatlarıyla haksız rekabete değinecek ve özel olarak haksız rekabetin tespiti davasını Rekabetin Tanımı ve ŞartlarıHaksız rekabet Bozulmamış, hukuka uygun bir rekabet ortamında müşterisine veya rakibine karşı kişinin, aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı fiiller gerçekleştirmesidir. Bir fiilin haksız rekabet teşkil ettiğinin veya etmediğinin tespiti somut olaya göre rekabet ve rekabet yasağı çoğu zaman karıştırılmaktadır ancak birbirlerinden çok uzak iki kavramdır. Rekabet yasağı, lafzından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında rekabeti yasaklamaktadır ve herhangi bir özgürlük alanı bırakmaksızın net bir şekilde rekabet etmeyi önlemeyi amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra haksız rekabette, özgür rekabet ortamında güveni zedeleyen aldatıcı fiiller önlenmeye çalışılır. İkisi farklı kavramlar olup ikisinde de farklı amaçlar ve sonuçlar ilişkilerde rekabet kaçınılmazdır. Özü itibariyle ilişkilerin rekabete ihtiyacı dahi vardır. Rekabet etmek ürün kalitesini yükseltir, ürünün maliyetini düşürür, tekelleşmenin önüne geçer ve işletmelerin verimliliğini arttırır. Bundan dolayı rekabet desteklenmeli, engellenmemelidir ancak sınırsız bir rekabet hakkı da yine birçok soruna gebedir. Bundan dolayı kanun koyucu rekabet etme özgürlüğünü sınırlandırma ihtiyacı özgürlüğü, hukuk güvenine veya dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılmamalıdır. Rekabet özgülüğüne aykırı fiil gerçekleştirmek yerine göre suç olabildiği gibi çoğu zaman da hukuk güvenliğini zedelediğinden hukuken yaptırıma maruz bırakılmaktadır. Haksız rekabetin mağduru olan kişi bir müşteri olabileceği gibi bir rakip de Ticaret Kanunu madde 54/2’yi referans alarak haksız rekabetin en temel şartının “…aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışların veya bu niteliklerdeki ticari uygulamanın varlığı…” diyebiliriz. Bununla birlikte failin kusurluluğuna bakılmadığı gibi zararın oluşması da şart değildir. Herhangi bir rekabet ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da haksız rekabet için engel Ticaret Kanunu madde 55’te kanun koyucu bazı haksız rekabet hallerini örneklemiştir. Bu haller sınırlayıcı nitelikte değildir. Bunların dışında da yine haksız rekabet halleri vuku bu halleri 6 başlık altında sınıflandırabilirizDürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleriyle diğer hukuka aykırı davranışlar TTK 55/a,Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek TTK 55/b,Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak TTK 55/c,Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek TTK 55/d,İş şartlarına uymamak TTK 55/e,Dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartları kullanmak TTK 55/f.Kanun koyucu bu bentleri belirledikten sonra “… Paye, diploma veya ödül almadığı halde bunlara sahipmiş gibi hareket etmek ve bu sıfatla karşı tarafla işlemlerde bulunmak…” gibi daha özel nitelikli durumların bazılarına da yer vermiştir ancak bu saymalar tahdidi değildir. Somut olayın özelinde inceleme yapılması her zaman daha doğru Rekabet Hakkında Başvurulabilecek Kanun YollarıRekabet güvenliğini sağlayabilmek adına hukuk düzeninin kabul etmiş olduğu bazı hukuki ve cezai koruma yolları vardır. Hukuki koruma yolları Türk Ticaret Kanunu madde 56/1 de sınırlı olarak sayılmıştır. BunlarHaksız rekabetin tespiti davası,Haksız rekabetin men’i davası,Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması davası veMaddi ve manevi tazminat korumayı gerektiren haller Türk Ticaret Kanunu madde 62 /a, b, c, d bentlerinde sayılmış ve bu fiillerden sorumlu olan kişiler hakkında, her bir bent kapsamına giren fiil dolayısıyla 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılacağı hükme rekabetin engellenmesi açısından gerekli diğer ihtiyati tedbirlerin alınmasının da talep edebileceği öngörülmüştür. Haksız rekabet teşkil eden ve ayrıca suç teşkil eden diğer durumlarda da, fiili gerçekleştiren gerçek veya tüzel kişiye, savcılık nezdinde suç duyurusunda rekabetin tespiti davası çoğu zaman tek başına dava konusu olmaz ancak haksız rekabet davalarının hemen hemen hepsinde haksız rekabetin tespitinin de istenildiğini görmekteyiz. Bu yüzdendir ki hukuk düzeninde bu kadar geniş bir alan kapsayan böyle kıymetli bir konunun detaylarını ve inceliklerini sizlerle paylaşmak Rekabet Hakkında Açılabilecek Hukuki Bir Dava – Haksız Rekabetin Tespiti DavasıTespit davası Bir hukuki olgunun yahut ilişkinin hukuk vasıtaları ile varlığının ya da yokluğunun tespitinin istenildiği davalardır. Bu davaların icrai niteliği yoktur yani mahkemenin verdiği karar herhangi bir emir değildir. Bu dava sonucu alınacak karar, başka davalarca ileri sürüldüğü takdirde kesin delil teşkil eder. Alınan ilam mahkemeyi bağlayıcı niteliktedir. Haksız rekabetin tespiti davası da bir tespit davası niteliğinde olduğundan alınan tespit ilamı diğer mahkemeleri de bağlayacaktır. Bu davalar asliye ticaret mahkemelerinde rekabetin tespiti davası ile maruz kalınan fiilin, haksız rekabete sebebiyet verip vermediğinin tespit edilmesi talep açabilmek için failin kusurlu olması şart değildir yani bir gerçek ya da tüzel kişinin, haksız rekabete sebep olan fiili gerçekleştirmesinde kusurunun varlığına bakılmaz. Kusursuz olsa bile fiilinden sorumludur. Kusursuzluk halinde de yine faile dava açılabilir, ihtiyati tedbirlere rekabetin tespiti davasında zararın gerçekleşmesi de beklenmez. Zarar olsa da olmasa da dava açılabilmektedir ancak zararın olduğu ve giderilmesi gerektiği durumlarda kanunun diğer bentlerinde maddi ve manevi tazminat davası açılabileceği haksız rekabet teşkil eden fiil gerçekleşmeden önce, gerçekleştiği anda ya da fiil sona erdikten sonra da açılabilir. Fiil henüz devam ediyorken de davanın açılmasında sakınca olarak haksız rekabetin tespiti davası tek başına istenmemekte, men davası, ref’i davası ve maddi-manevi tazminat davası ile birlikte istenmektedir ancak tek başına bir tespit davasının açılmasında da hukuki bir engel haksız rekabetin tespitinin talep edildiği davalarda alınan karar, açılacak başkaca davalarda kesin delil mahiyetinde kullanılabilir ancak kullanılması zorunlu değildir. Bu dava sonucunda verilen hüküm eda davası veya inşai bir dava niteliğinde de olmadığından icra edilebilirliği açısından başka bir davada delil olarak kullanılması uygun rekabetin tespiti davası, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl ve bunların doğumundan başlayarak üç yıl geçmeden açılmalıdır. Zira zamanaşımına uğrayacak ve artık def’i olarak ileri sürülebilecek duruma gelmektedir ancak Türk Ceza Kanunu’nda daha uzun dava zamanaşımına tabi olan bir fiil mevcutsa bu süre hukuk davaları için de geçerli Rekabet Suçu ve CezasıÖrnek bir Yargıtay kararından bahsetmek gerekirse Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 17/11/2021 tarihli 2020/6288 Esas numaralı, 2021/6285 karar numaralı haksız rekabetin tespiti davası ile ilgili bir kararında, “İSGİDEAL” markası davacı vekili, ticaret unvanı “İDEALİST” olan ve web sitesinde de yayınlayan davalı aleyhinde haksız rekabetin tespiti davası açtığını ve haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ettiğini ileri sürdüğü davada; heyet davacı tarafı haklı bulmuş, görsel ve işitsel olarak aynı şirket algısı yaratabileceğinden “İDEALİST” ibaresinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar vermiştirGenel hatları ile haksız rekabetin tespiti davası hakkında siz kıymetli okurlarımızı bilgilendirmek istedik. Haksız Rekabet somut olayın özelliğine göre şekil alan dinamik bir alandır. Bundan dolayı danışmanlık almak son derece önemlidir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
2b hak sahipliği tespit davası