🦍 Allahın 99 Ismi Arapça Yazılışı
YaŞafi Allahın kaçıncı isim? Allah’ın bu vasfı Kur’an’da yeşfi fiiliyle ifade edilmiştir.Ya Şafi, eş-Şafi Allah (c.c.) ‘ın 99 isimlerinden birisidir.. Şafi ne demek Esmaül Hüsna? Ya Şafi Allahu Tealnın isimlerindendir. Anlamı şifa veren şifaya muhtaçlara çare olan demektir.Birçok hastalıkta okunması gereken ve şifa bulmaya vesile olan bir ismi şeriftir.
allahın99 ismi. EL MUKSİT / ESMÂ-ÜL HÜSNÂ Esma-ül Hüsna (ALLAH’ın 99 ismi) Okuma Saatleri Günleri ve Faziletleri Esma’ül Hüsna Arapça bir tamlama olup tam karşılığı Güzel İsimlerdir. Herhangi Bir isteği Arzusu Olan Hergün 698 Defa ”Ya Latif” Esmasını Okusun.
İsmiAzam Duası faziletleri oldukça çok olan bir dua olarak bilinmektedir. Sizler için İsmi Azam Türkçe okunuşu sayfamızda duanın Türkçe ve arapça yazılışı yer alıyor.
Subhânallâhive Bihamdihi Subhânallâhi’l-Azîm. Bu zikir, Allâh Azze ve Celle’nin çok değerli kıldığı zikirlerden biridir. “Allâh’ı hamd ile tüm eksiklikten tenzih ederek tesbih ederim. Azîm olan Allâh’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederek tesbih ederim” mânâsına gelmektedir. Açıklaması ise kısaca
Allahın 99 İsmi; Allah'ın 99 İsmi. Tarih: 16 Eylül 2020 NE NEDİR? Arapça özel bir isim olan Allah kelimesi (lafzatullah), her hangi bir kökten türememiştir. Allah lafzı, Arap Dili kuralları açısından tenvin kabul etmez. Muhacir Allahın Yasaklarını Terk Edendir Hadisi. Şeytan Sizi Allahın Affıyla Kandırmasın.
Duaeden insan Allahın varlığını, birliğini ve yüceliğini ikrar ve itiraf etmiş olmakta Allahın verdiği nimetlere şükretmekte , Allaha sığınmakta , Allahtan af merhamet ve bağışlama dilemekte ,Allahtan maddi ve manevi yardım talebinde bulunmaktadır. Bütün bunlar dua eden bir insanın dini bir bilinçlenmeye ermesini sağlar.
EsmâülHüsnâ : Allahın Kuranı Kerimdeki 99 güzel ismi Estağfirullâh : Allahü Teâlâdan hatâ ve kusurlarımı bağışlamasını dilerim, mânâsına; mübârek, kıymetli bir söz. Evliyâ : Allahü Teâlânın sevgili kulları, nefsin esâretinden kurtulup, sözleri, işleri ve hareketleri İslâmiyet'e uygun olanlar, devamlı
Dilile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah’a dır. Ey Peygamber! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah’ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Muhammed, O’nun kulu ve Peygamberidir
Autor de escrita: 8/2/2021 Avaliação: 1 ⭐ ( 66865 Votos ) Classificação mais alta: 5 ⭐ Classificação mais baixa: 3 ⭐ Resumo: Tevvâb İsminin İstatistikleri Tevvâb ismine ait istatistiki bilgileri verelim; Tevvâb İsmin kökeni: Arapça Tevvâb isminin Arapça yazılışı: التوّاب İsmi kullanan insan sayısı: Bilinmiyor İnsanlarda kullanım
HJXR. Esmaül Hüsna, arapça bir tamlama olup, “Güzel isimler” demektir. Esmaül Hüsna denildiği zaman Yüce Allah’ın güzel isimleri akla gelir. Allah en güzel isimlerin sahibidir. Bunları okumak, ezberlemek ve manalarının şuuruna ermek büyük bir sevaptır. Peygamberimiz bir Hadisi Şerifinde, “Muhakkak Allahû Teâlâ’ya mahsus olarak doksandokuz isim vardır. Her kim bunları okur veya ezberlerse cennete girer.” Allah’ın bu doksandokuz isimden başka pek çok güzel ismi mevcuttur. Bunları söyleyerek, Allah’a dua edilir. Allah’ı bilmek isimlerini ve sıfatlarını bilmekle mümkün olacağından Esmaül Hüsna’yı her müslümanın öğrenmesi lazımdır. Bu suretle O’nun rızası kazanılmış kendisini Esmâü’l-Hüsnâ en güzel isimler ile isimlendirmiştir el-A ‚râf, 7/180; el-Isrâ, 17/1 10; Tâhâ, 20/7; el-Haşr, 59/24. Doksan dokuz adet olan bu isimlerin başında “Allah gelir. Diğer isimlerin hiçbiri anlam ve içerik itibarıyla “Allah” isminin yerini alamaz. Bu nedenle, Islâm’a girecek kişi, “Lâ ilâhe Illâllah” der; “Lâ ilâhe illarahman” demez. Namaza başlarken, “Allahü Ekber”der; “Rahman Ekber” diyemez. Allahu Teâlâ’nın bütün isimleri güzeldir. Kur’an-ı Kerîm’de, “Allah’ın güzel isimleri vardır. O halde Allah’a o güzel isimlerle dua edin” el-A’râf, 7/180;“De ki “İster Allah deyip dua edin, ister Rahman deyip dua edin; hangisi ile dua ederseniz edin, onun güzel isimleri vardır ” el-Isrâ, 1 7/110 Şerifte geçen 99 güzel isim aşağıda gösterilmiştir. İşte Yüce Allah’ın 99 İsmi ve – ALLAH “Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı.”2 – ER RAHMÂN “Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.”3 – ER RAHİM “Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan.”4 – EL MELİK “Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.”5 – EL KUDDÛS “Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan.” 6 – ES SELAM “Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran.”7 – EL MÜ’MİN “Güven veren, emin kılan, koruyan.”8 – EL MÜHEYMİN “Her şeyi görüp gözeten.”9 – EL AZÎZ “İzzet sahibi, her şeye galip olan.”10 –EL CEBBÂR “Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran.”11 –EL MÜTEKEBBİR “Büyüklükte eşi, benzeri olmayan.”12 –EL HÂLIK “Yaratan, yoktan var eden.”13 – EL BÂRİ “Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan.”14 –EL MUSAVVİR ”Varlıklara şekil veren.”15 –EL ĞAFFÂR “Günahları örten ve çok mağfiret eden.”16 –EL KAHHÂR “Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan.”17 – EL VEHHÂB “Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden.”18 – ER REZZÂK ”Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.”19 –EL FETTÂH “Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. ”20 –EL ALÎM “Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen.”21 –EL KÂBID “Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan.”22 –EL BÂSIT “Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten.”23 – EL HÂFIZ “Dereceleri alçaltan”24 – ER RÂFİ “Şeref verip yükselten.”25 –EL MUİZZ “Dilediğini aziz eden, izzet veren.”26 –EL MUZİLL “Dilediğini zillete düşüren.”27 –ES SEMî” “Her şeyi en iyi işiten.”28 –EL BASÎR “Gizli açık, her şeyi en iyi gören.”29 –EL HAKEM “Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden.”30 –EL ADL “Mutlak adil, çok adaletli.”31 –EL LATÎF “Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen.”32 –EL HABİR “Olmuş olacak her şeyden haberdar.”33 –EL HALÎM “Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan.”34 –EL AZİM “Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce.”35 –EL GÂFÛR “Affı, mağfireti bol.”36 –EŞ ŞEKÛR “Az amele, çok sevap veren.”37 –EL ALİYY “Yüceler yücesi, çok yüce.”38 –EL KEBÎR “Büyüklükte benzeri yok, pek büyük.”39 –EL HAFÎYZU “Her şeyi koruyucu olan.”40 –EL MUKÎT “Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden.”41 –EL HASÎB “Kulların hesabını en iyi gören.”42 –EL CELÎL “Celal ve azamet sahibi olan.”43 –EL KERÎM “Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.”44 –ER RAKÎB “Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan.”45 –EL MÜCÎB “Duaları, istekleri kabul eden”.46 –EL VÂSİU “Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'”47 – EL HAKÎM “Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan.”48 –EL VEDÛD “Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan.”49 –EL MECÎD “Her türlü övgüye layık bulunan.”50 –EL BÂ’IS “Ölüleri dirilten.”51 – EŞ ŞEHÎD “Her zaman her yerde hazır ve nazır olan.”52 –EL HAKK “Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.”53 –EL VEKÎL “Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.”54 –EL KAVİYY “Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.”55 –EL METÎN “Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü.”56 –EL VELİYY “İnananların dostu, onları sevip yardım eden.”57 –EL HAMÎD “Her türlü hamd ve senaya layık olan.”58 –EL MUHSÎ “Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.”59 –EL MÜBDİÜ “Maddesiz, örneksiz yaratan.”60 –EL MUÎD ”Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.”61 –EL MUHYÎ “İhya eden, dirilten, can veren.”62 –EL MUMÎT “Her canlıya ölümü tattıran.”63 –EL HAYY “Ezeli ve ebedi hayat sahibi.”64 –EL KAYYÛM Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan.”65 –EL VÂCİD “Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan.”66 –EL MÂCİD “Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan.”67 –EL VAHİD “Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.”68 –ES SAMED “Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu.”69 –EL KÂDİR “Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan.”70 –EL MUKTEDİR “Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.”71 –EL MUKADDİM “Dilediğini, öne alan, yükselten.”72 –EL MÜAHHİR “Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan.”73 –EL EVVEL “Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.”74 –EL ÂHİR “Ebedi olan, varlığının sonu olmayan.”75 – EZ ZÂHİR “Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. ”76- EL BÂTIN “Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. ”77- EL VÂLÎ “Bütün kainatı idare eden.”78- EL MÜTEÂLÎ “Son derece yüce olan.”79 –EL BERR “İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı.”80 –ET TEVVÂB “Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.”81 –EL MÜNTEKİM “Zalimlerin cezasını veren, intikam alan.”82 –EL AFÜVV “Affı çok olan, günahları affetmeyi seven.”83 –ER RAÛF “Çok merhametli, pek şefkatli.”84 –MÂLİKÜL MÜLK “Mülkün, her varlığın sahibi.”85 –ZÜLCELÂLİ VELİKRÂM “Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi.”86 –EL MUKSİT “Her işi birbirine uygun yapan.”87 –EL CÂMİ” “Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan.”88 –EL ĞANİYY “Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan.”89 –EL MUĞNİ “Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden.”90 – EL MÂNİ” “Dilemediği şeye mani olan, engelleyen.”91 – Ed DÂRR “Elem, zarar verenleri yaratan.”92 – EN NÂFİ” “Fayda veren şeyleri yaratan.”93 –EN NÛR “Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.”94 –EL HÂDÎ “Hidayet veren.”95 –EL BEDî” “Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan.”96 –EL BÂKÎ ”Varlığının sonu olmayan, ebedi olan.”97 –EL VÂRİS “Her şeyin asıl sahibi olan.”98 – ER RAŞÎD “İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren. ”99 – ES SABÛR “Ceza vermede acele etmeyen.”Mustafa Özcan Güneşdoğdu Esmaül Hüsna dinle
Allah’ın isimleri ya da Allah’ın 99 ismi Arapça اَلأَسْماَءُ الْحُسْنَى, El Esmâ ül Hüsnâ/En Güzel İsimler, İslam toplumunda, Kur’an ve hadislerde Allah’a izâfe edilen fiil veya sıfatlardan türetilmiş veya doğrudan Allah’ı ifade amacıyla kullanılmış olan isimlerdir. İNANIŞ İslam mitolojisinde belirli sayıda tekrar edilerek duaların kabulü, nazar ve büyü bozma tedavilerinde kullanılır. Kuran’da rakam olarak yer almaz. İslam toplumunda Allah’ın isimleri bu 99 isimden ibaret değildir. Bunların dışında Şafi, Kafi, Hannan, Mennan,[1] Hüda, mehterde Hazret-i Yezdan, Yunus Emre şiirlerinde Çalab gibi isimler de Allah’ için kullanılırlar. Allah Yaratıcının özel ismi kabul edilir ve diğer isimler O’na izafe edilir. “Allah gafurdur, rahimdir” denildiğinde bu isim-sıfatların fiilleri de O’na isnat edilirek “Allah rahmet etti” veya etsin şeklinde kullanılır.[2] KAYNAKLARDA Kur’anda değişik ayetlerde bu deyim kullanılır; “En güzel isimler Allah’ındır. O’na o güzel isimleriyle dua edin ve O’nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın.” Âraf-180 “De ki Rabbinizi ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” İsra-110 “Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En güzel isimler O’nundur.” Taha-8 “O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” Haşr-24 Hadislerde “Allah’ın 99 ismi vardır. Yüzden bir eksik. Kim bunları sayarsa cennete girer. O tektir, teki sever” [3] Tirmizi 99 ismi yazmış, hadis için de “garibtir” demiştir. 99 ismin asıl metinde bulunmadığı, metne ravi tarafından eklendiği, yani hadisin müdrec olduğu görüşünde olanlar vardır. Esma-ül Hüsna ile ilgili yazılan eserlerin hemen hepsinde bu rivayet esas alınmış ve Müslümanlar arasında meşhur olmuştur. İSİMLERİN LİSTESİ No İsim Arapçası Açıklama 1 Allah الله “O’nun zat ve özel ismidir. Diğer bütün esma ve sıfatlar, bu ismin içinde toplanmıştır. Diğer bütün isimleri bu isminin fiilleri, sıfatları ve tecellileri ile ilgilidir.” 2 Rahmân الرحمن “Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.” 3 Rahîm الرحيم “Ahirette, sadece müminlere acıyan, merhamet eden.” 4 Adil العدل “Adil, insaflı, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi hak ve doğru olan. İslâm’da adâlete verilen önem büyüktür. İslâm kültüründeki adâlet anlayışı, kânundaki hakkın verilmesinden ibârettir. Kur’an-ı Kerim’de Cenâb-ı Allah Hayrü’l-Hâkimîn yani adâletle hükmedenlerin en hayırlısı el-A’râf, 7/87 olarak ifade edilirken, en büyük adâlet sıfatına sahip olan varlık anlamında kullanılmıştır.” 5 Afüv العفو “Affedici, günahları silip sâhibini cezâlandırmaktan vazgeçen anlamına gelmektedir” 6 Âhir الآخر “Varlığı sonrasız olan, varlığının zamansal sonu olmayan.” 7 Alîm العليم “Her şeyi çok iyi bilen. Çok bilen, bilgisi sonsuz, farkında olan, her şeyi en ince noktasına kadar bilen, ilmi ebedî ve ezelî olan demektir. Aynı zamanda bilgiç anlamınada gelir.” 8 Aliyy العلي “Ulu, yüce, üstün olan. Alî, yüksek, büyük ve yüce olan; güçte, bilgide, hükümde, irâdede ve diğer bütün yetkin sıfatlarında üstün olan anlamına gelmektedir.” 9 Azîm العظيم “Büyüklük sahibi, çok yüce ve çok büyük olan; sınırsız ve kayıtsız büyüklük, üstünlüğün tek sâhibi, pek azametli, yüce olandır.” 10 Azîz العزيز “Aziz, izzetli. Aziz; kelimeye izzetli, onurlu, mağlup edilemeyen, her şeye galip olan anlamları verilmiştir. Aziz kelimesinden ayrıca Arapça dil kalıpları kullanılarak Azze, Azize, Muiz, muazzez gibi kelimeler türetilmiştir. 11 Bâis الباعث “Ölüleri yeniden yaratan, ölüleri dirilten, her canlıyı ölümünün ardından yeniden dirilten demektir. Meselâ kışın ölmüş gibi âdetâ cansız gibi görünen bitkileri ve bâzı hayvanları baharda yeniden canlandırması ve onlarda yeni şeyler yaratması.” 12 Bâkî الباقي “Varlığının sonu olmayan, gelmeyen, süreklilik sâhibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz. Varlığının zamansal sonu bulunmayan gelmeyen, ebedî olan demektir.” 13 Bâri البارئ “Umum kainatla münasip, tertipli, bir kalıptan döker gibi güzel yaratan, yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizâm üzere yaratan, olgunlaştırarak birbirinden farklı niteliklerde meydana getiren, her şeyin âzâ ve cihazını birbirine uygun yaratan demektir.” 14 Basîr البصير “Gören, her şeyi her yönüyle eksiksiz gören, yarattıklarına da görme duyusunu veren demektir. İnsan ve hayvanlara çevreleriyle temasta olabilmeleri için dil, kulak, akıl, temas, görme ve diğer duyularını vermiş ve sorumlu olan yarattıklarından da kendisini eserlerinden tanıması için bu duyularla donatmıştır.” 15 Bâsit الباسط “Ferahlatan, genişleten. Bâsit, her hayrı veren, lütuf ve rahmetini kullarına yayan. Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten demektir.” 16 Bâtın الباطن “Varlığı zâtı gizli olan, cisim olarak görünmeyen. Bâtın; gizli, cisim olarak görülmeyen, duyularla algılanamayan, varlığı gizli olan, ancak varlığı da kesin olarak bilinendir. Hayâl, duygu, akıl ve düşüncenin de görülmeyip eserleriyle varlıklarının kesin olarak bilinmesi gibi. Akılların idrâk edemeyeceği kadar yüce ve azâbı gizli olan demektir.” 17 Bedî البديع “Örneksiz yaratan, emsalsiz, acâyip ve hayret verici âlemler yaratan demektir.” 18 Berr البَرّ “İyilik yapan, iyilik ve güzellik, bağışta bulunma, kullarına yardımcı olma anlamlarında Yüce Allah’ın bir sıfat ismidir. Kullarına iyilik ve ihsanı, nimetleri bol olan demektir.” 19 Câmi الجامع “Toparlayan, istediğini istediği şekilde, istediği zaman, istediği yerde toplayan demektir.” 20 Cebbâr الجبّار “Güç kullanan. Dilediğini cebir yoluyla yapan, kayıtsız şartsız herkese cebredecek güçte olan, hiç kimse tarafından kendisine cebir olunamayan demektir.” 21 Celîl الجليل “Celalet ve celadet sahibi, azim, mertebesi yüksek, büyüklük ve ululuğu pek yüce olandır. Azamet sâhibi olan, ululuk sâhibi olan demektir.” 22 Dâr الضار “Zarar veren. Dâr, zarar verici şeyler yaratan mânâsındadır. Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan, hüsrana uğratan demektir.” 23 Evvel الأوّل “Varlığı öncesiz olan, varlığının zamansal başı olmayan. Evvel; her şeyden önce olan, öncelerin öncesi, başlangıçların yaratıcısı ve varlığının öncesi olmayandır. Her şeyden önce var olan demektir. “ 24 Fettâh الفتّاح “Açan, genişlik verici. Fettâh, kulların her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan ve kolaylaştıran anlamına gelir. Faydalı ilimlere karşı insanların kalbini açarak işlerini kolaylaştıran, bütün zorluklarını ortadan kaldıran yüce Allah’tır. Her işinde üstün gelen O’dur. Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtarandır.” 25 Gaffâr الغفّار “Günahları çokça bağışlayan, çokça örten. Gaffâr, kullarının günâhlarını affeden ve çok bağışlayan yüce varlık anlamına gelir. Günâh işlemek insanların özelliği olduğu gibi, onların günâhlarını örtmek ve bağışlamak da yüce Allah’ın ayrılmaz sıfatlarındandır. “ 26 Gafûr الغفور “Affeden. Gafûr, mağfiret eden, suçları çok bağışlayan, affeden, insanların beğenilmeyen taraflarını gizleyen, mağfireti çok demektir.” 27 Ganî الغني “Zengin. Ganî, çok zengin, hiçbirşeye muhtaç olmayan demektir.” 28 Habîr الخبير “Her şeyden haberdâr olan. Habîr, her şeyden haberdâr olan, her şeyin iç yüzünden ve gizli tarafından her yönüyle haber sâhibi olan, onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakandır. Her şeyi iç yüzünden, gizli tarafından haberdâr olan demektir.” 29 Hâdî الهادي “Hidâyet verici, hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan demektir.” 30 Hâfıd الخافض “Perişan eden. “Allah’ın, emirlerini dinlemeyen, başkalarını beğenmeyen, büyüklenip hak ve hukuk tanımaz zorbaları rezil, perişan eden” anlamına gelen bir isimdir. Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan, dereceleri düşüren demektir.” 31 Hafîz الحفيظ “Koruyucu. Koruyucu ve muhafaza edici olan demektir. Bu ad, Allah’ın isimleriyle ilgili meşhur rivâyetlerde aktarılmaktadır. Dolayısıyla bu rivayetlere göre Allah’ın adları’ndan biri olduğuna karar verilmiştir.” 32 Hakem الحكم “Hakem, hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden. Hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden demektir.” 33 Hakîm الحكيم “Her işi hikmetli olan, her şeyi inceliğiyle bilen, bu bilgisine göre emir ve yasakları vâzeden, buyrukları ve bütün işleri yerli yerinde olandır. Emirleri, kelâmı ve bütün işleri hikmetli, hikmet sâhibi olan demektir. “ 34 Hakk الحقّ “Varlığı zâtı hiç değişmeden duran. Hakk, varlığı hiç değişmeyen, hiç yok olmayan ve gerçek olan anlamındadır el-Hacc, 22/6. Vacib’ul vücut olan, varlığı hiç değişmeden duran demektir.” 35 Hâlik الخالق “Yaratıcı. Hâlik, Allah’ın yoktan vâr eder yaratıcılığına işâret eden sıfatıdır ve hiç benzeri olmayan bir şeyi meydana getirmek demektir. Bu anlamda Allah’tan başka hiçbir yaratıcı yoktur. Her şeyi yaratan O’dur. İnsanların ortaya koydukları şeyler yaratma değil, vâr olanlardan yeni bir şey elde etmektir. Allah yaratandır. O’nun dışındaki tüm varlıklar ise yaratılmıştır. Her şeyin varlığını ve geçireceği halleri takdîr eden, yaratan, yoktan var eden, büyüklükte eşi olmayandır. “ 36 Halîm الحليم “Yumuşak muâmele eden. Halîm, acele etmeyen, günahkârların cezâsını vermeye güç yetirdiği halde bunu acele yapmayıp, onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakandır. Yumuşak davranan, hilmi çok olan demektir.” 37 Hamîd الحميد “Övülen. Hamîd, çok övülen, övgüyle değer sıfatlarıyla hamd edilendir. Bütün varlığın diliyle övülmeye lâyık ve her an ancak O’na hamd edilen tek yüce varlık anlamlarına gelir.” 38 Hasîb الحسيب “Hesap gören. Aynı zamanda hesap gören, muhasebeci ve sayman anlamına gelmektedir. “Kulların yaptıklarını muhasebeye tâbi tutan.” “Amellerin karşılığını verme hususunda kâfi olan.” “Onlar peygamberler Allah’ın gönderdiklerini tebliğ edenler, O’ndan korkanlar ve Allah’tan başka hiç kimseden korkmayanlardır. Hasîb olarak Allah yeter.” Ahzâb33/, 39 Hasîb, herkesin yaptıklarını tâkdir edip bütün ayrıntılarıyla bilen ve her insana yaptıklarının karşılığını veren anlamına gelir.” 39 Hayy الحيّ “Her zaman diri olan. Hayy, ezelî ve ebedî diri olan, uyuklama, yorulma gibi noksanlıklardan uzak olan. Var. Diri, tam ve mükemmel mânâsıyla hayat sâhibi demektir.” 40 Kābid القابض “Sıkan, daraltan. Kābid, Allah’ın, her şeyi sonsuz kudreti altına alan, bu kudretiyle kuşatıp kavrayan, her şeyi emri altına alıp tutan en yüce varlık olduğu anlamına gelir. Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan demektir.” 41 Kādir القادر “Kudretli, kudret sâhibi, tükenmez kudreti olan, istediğini dilediği gibi yapmaya muktedir olandır. Her türlü güç ve kuvvet de O’ndandır el-Bakara, 2/20. İstediğini, istediği gibi yaratmaya muktedir olan, gücü yeten demektir.” 42 Kahhâr القهّار “Kahreden. Kahhâr, Allah’ın ziyâdesiyle kahredici, yok edici yüce bir varlık olduğu anlamına gelir. Sonsuz kudretinin karşısında hiçbir kimsenin gücü ve kudreti olamaz. Ama serbest irâdeleriyle O’nun karşısına çıkma cüretini gösterenlere de lâyık oldukları cezâları tam olarak verecektir. Allah’ın kayıtsız üstünlüğüne sınır koyacak hiçbir varlık yoktur. Her şeye, her istediğini yapacak sûrette, gâlip ve hâkim demektir. “ 43 Kaviyy القويّ “Kuvvetli. Kavî, kudretli, güçlü ve sınırsız kuvvet sâhibi olan anlamına gelir. Müslümanlar, her şeyin Allah’ın kudret ve kuvveti karşısında güçsüz olduğu; Allah’a boyun eğmek zorunda olunduğuna inanırlar. Pek kuvvetli demektir. İslam inancına göre bedenen ve ruhen güçlü olmak için günde 116 kez zikrin devamı gereklidir.” 44 Kayyûm القيّوم “Ayakta tutan, yarattıklarının işini çeviren, her işleneni bilen, evveli olmayan demektir.” 45 Kebîr الكبير “Büyük, yüce anlamında olup Allah’ın kâinatı hüküm ve kudretiyle idâre eden, her şeyi hükmü altına alan olduğunu belirtir ve pek büyük demektir.” 46 Kerîm الكريم “Cömert, kerem sâhibi; muktedirken affeden, cömertlik duygusunu veren, va’dini yerine getirendir. Çok ikrâm edici, kerîmi olan demektir.” 47 Kuddüs القدّوس “Tertemiz. Kuddûs, Haşr Sûresi, son âyetler. Yeni Ahit’in Arapça çevirilerinde de yer alır. Her türlü hatâ, gaflet ve âcizlikten uzak, eksiklikten berî, mutlak kemâl sâhibi anlamına gelir. Kur’an’da Allah’ın, sonradan olma ve hiçbir tasvir kayıtlarına sığmayan, hakkında hiçbir eksiklik düşünülemeyen en mukaddes olan en yüce varlık olması, bu ismiyle de anlatılmıştır. Her türlü eksiklik ve ayıplardan münezzeh, arı olan demektir.” 48 Latîf اللطيف “İnce, letâfetli. Allah’ın güzel adlarından Esmâu’l Hüsna birisi, kelime olarak latif, ince hoş, nüfuz edici, saydam, güzel, yumuşak, gizli, derin, lütufkâr gibi anlamları dile getirir.” 49 Mâcid الماجد “Şânlı. Mâcid, ulu ve cömert, şânı yüce anlamlarını taşımaktadır. Kadri ve şânı büyük, kerem ve müsâmahası bol demektir.” 50 Mâlik-ül Mülk مالك الملك “Mülkün gerçek ezeli ve ebedi sâhibi.” 51 Mâni المانع “Engel olan. Mâni, bâzı şeylerin meydana gelmesine müsâde etmeyen, engelleyen demektir.” 52 Mecîd المجيد “Şerefli. Mecîd şan, şeref, büyüklük ve kudretinden dolayı yüce olan ve güzel işlerinden dolayı sevilip övülendir. Şeref, ancak kendi emir ve yasaklarına uymakla elde edilebilir. Şânı şerefi çok üstün olan demektir.” 53 Melik الملك “Hükümdar. Melik mülkün sâhibi, mülk ve saltanatı devamlı olan demektir. Kur’an’ın ilk ve son sûresinde Fâtiha ve Nâs sûresi Allah’tan Melik olarak söz edilir; yâni bir Müslüman için mülk sâhibi, bütün eşyânın ve yaratılanların tek mâlikidir. Bütün varlıkların üzerinde emretme, istediği gibi tasarruf etme, hiçbir şarta bağlı olmaksızın sâhip olma O’na mahsustur. Yarattıklarına emretme, sakındırma, cezâlandırma, istediğini zelîl, dilediğini de azîz etme kudretine sâhip olan yalnız Allah’tır. O, yarattığı mülkünde ve orada olanların hepsinde yegâne hükümdardır ve sonsuz kudretiyle onları idâresi altında tutan tek Allahtır.” 54 Metîn المتين “Sağlam, metânetli, kuvveti çok şiddetli olup hiçbir iş zor gelmeyen, pek güçlü demektir.” 55 Mu’ahhir المؤخّر “Geride bırakan, erteleyen, her şeyden sonra yine var olan; O’na uymayanları zelîl edip arkada bırakan, istediğini geri koyandır. Sonunda yine sadece O var olarak kalacaktır.” 56 Mucîb المجيب “İcâbet eden. O’na yalvaranların isteklerine karşılık veren, teklifleri bilendir el-Bakara, 2/186. Kendine yalvaranların isteklerini veren, duâları kabul eden, icâbet eden demektir.” 57 Muğnî المغني “Zenginleştiren, dilediğine zenginlik veren, ihtiyaçlarını gideren, müstağni kılan demektir.” 58 Muhsî المحسي “Sayan, iyilik eden, ihsan eden, hayırsever” 59 Muhyî المحيي “Canlandıran, dirilten. Muhyî dirilten, canlandıran, hayat veren, vâr ve ihyâ eden, dirilten, can bağışlayan, sağlık veren demektir.” 60 Muîd المعيد “Döndüren. Muîd, yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratandır. O’ndan başka yaratıcı olamaz. Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan demektir.” 61 Muiz المعز “İzzet veren. Aziz kelimesinden türetilen Muiz, izzet ve azizlik veren anlamlarına gelir. Ayrıntılı bilgi için 62 Mukaddim المقدّم “Öne geçiren. Mukaddim, her şeyden önce olan, dilediğini öne alan; dilediğine maddî ve manevî nimetler verip yükselten, öne geçiren demektir. “Takdim eden” manasına da gelir.” 63 Mukît المقيت “Besleyen, rızıkları yaratan, bilen, tâyin eden, her yaratılmışın rızkını veren demektir.” 64 Muksit المقسط “Dürüst veya tasarruflu. Muksit, “Bütün işlerini dengeli yapan” anlamına gelir. Hükmünde ve fiillerinde adâletli olan demektir.” 65 Muktedir المقتدر “İktidar sahibi. Muktedir, gücü her şeye yeten, her şeyi dilediği duruma getiren, kuvvet sahibi demektir. Kehf suresinin 45. ayetinde, Kamer suresinin 42. ve 55. ayetlerinde geçer.” 66 Musavvir المصور “Tasarımlayan, şekillendiren. Yaratmış olduğu varlıkları şekillendiren ve durumlarını tâkdir eden demektir.” 67 Mübdî’ المبدىء “Varlık veren. Mübdî, hiç yoktan ortaya koyan, vâreden, yaratandır. Allah’tan başka yaratıcı yoktur. Yaratıkları maddesiz ve örneksiz olarak baştan yaratan olan Allah’ın adıdır. “ 68 Müheymin المهيْمن “Belirleyici.” 69 Mü’min المؤمن “Güvenen. İsim Allah’a izafe edildiğinde anlam değişikliği yapılarak ismi mef’ul güvenilen şeklinde anlamlandırılır.” 70 Mümît المميت “Öldüren, can alan. Mümît, öldüren, ölümü her canlıya tâkdir edip bunu uygulayan, yaratıkların ölümünü yaratan, öldüren demektir.” 71 Müntakim المنتقم “İntikam alan. Ancak din bilginlerince intikam alma Allah’a yakıştırılamadığı için “günahkârlara adaletiyle müstahak oldukları cezayı veren” şeklinde açıklamalarla ismin antropomorfik çağrışımı yok edilir.” 72 Müteâli المتعالِ “Her şeyden yüce. Müteâli, yüksek ve yüce, bilinenlerin en üstünü demektir. Akıllı yaratılmışlarda mümkün gördüğü her şeyden çok yücedir.” 73 Mütekebbir المتكبّر “Bütün ihtişamın sahibi, Büyük ve büyüklenen.”[7] Mütekebbir, “zatının ve sıfatlarının mahiyeti bilinemeyecek kadar ulu” anlamına gelir.[8] Arapça kökünden mütefa’il vezninde türetilen bir kelimedir. Mütekebbir, kibirlenen, büyüklenen anlamına gelir. Yaklaşık olarak aynı anlama gelen Müstekbir kelimesi de aynı kökten türemiş kelimelerdendir. Aynı kökten türetilen diğer kelimeler kibir, kibriya, ekber vb. dir. Bu manalar yergi ifade etmekte olup Allah’tan başka varlıklar için söz konusudur.[8] Tanrı için kullanıldığında ululuk sahibi, her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren anlamları verilir. İsim ayrıca antropomorfik çağrışımlar açısından dikkat çekicidir.” 74 Müzil المذل “Zillet veren. Müzil, yüce Allah’ın lâyık olanları zillete düşüren, zelîl kılan, onları hor ve hakîr eden anlamına gelen bir sıfat isimdir. Zillete düşüren, hor ve hakir eden demektir.” 75 Nâfi النافع “Faydalandıran. Nâfi, hayr ve menfaat verecek şeyleri yaratan, faydalandıran anlamına gelir.” 76 Nûr النور “Evreni nurlandıran. Nûr, rûhânî ışık, âlemleri nûrlandıran, dilediğini nûr eden, nûr olan demektir. “ 77 Râfi الرافع “Yücelten. Râfi, kaldıran, yükselten, dereceleri yükselten ve yüksek olan anlamlarına gelir. Gönülleri îmân ve irfan ışığıyla parlatan, yüksek gerçeklerden haberdâr eden yüce Allah’tır. Her yönüyle yüce ve yüksek olan O’dur.” 78 Rakîb الرقيب “Kontrol ve gözetim altında bulunduran. Rakîb, görüp gözeten, murâkebe eden, bütün varlıklar üzerine gözcü olup bütün işlerini kontrol altına alandır. Bütün varlıklar ve bütün işler murakabesi altında bulunan demektir.” 79 Ra’ûf الرؤوف “Esirgeyen. Rauf, çok şefkat ve merhamet gösteren, çok esirgeyen, kolaylık sağlayan anlamındadır. Rauf’un anlamı ilk anda Rahîm’le benzer görünse de Kur’an’da Rauf ismi berâber geçtiği yerlerde Rahîm’den önce anılmıştır. Rauf’un kolaylık sağlaması anlamına örnek yaşlılık, hastalık ve zayıflık gibi hallerde bâzı ibâdetlerden muaf olma sayılabilir. “ 80 Reşîd الرشيد “Doğru yola eriştiren. Reşîd, bütün âlemleri dosdoğru bir nizam ve hikmetle âkıbetine ulaştıran demektir.” 81 Rezzâk الرزّاق “Rızıklandıran.” 82 Sabûr الصبور “Sabırlı olan, isyankârlardan acele intikam almayan demektir.” 83 Samed الصمد “Her şey kendisine muhtaç olan, kendisi ise hiçbir şeye muhtaç olmayan. Geleneksel meâl çalışmalarında Samed kelimesine birebir tercüme şeklinde anlam verilmez ve “kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama her şey ona muhtaç olan; tüm canlıların ihtiyaçlarını gideren ve her türlü istekte doğrudan kendisine başvurulan” şeklinde açıklamalarda bulunulur.” 84 Şehîd الشهيد “Şâhit, her şeye şâhit olan, her şeyi hakkıyla gören, bilen ve muâmelesini de buna göre yapan demektir. Her zaman ve her yerde hâzır ve nâzır olan demektir. “ 85 Şekûr الشكور “Az şükredene dahi çok nimet veren.” 86 Selām السلام “Esenlik kaynağı. Selām, İslam sözcüğüyle aynı semantik kökten türer. Her çeşit âfet ve kaderlerden emin olan demektir. Selām ismiyle Allah, her türlü eminliğin, sâlimliğin aslı olup, ayıptan, kusurdan ve her çeşit eksikliklerden uzak olan yüce yaratıcı olduğunu kullarına belli etmiştir. Selam kelimesi aslında barış demektir. İbranicede karşılığı Şalom’dur. Selim, Süleyman Solomon isimleri bu kökten türemiştir.” 87 Semî السميع “İşiten, işitme kuvvetine sâhip olan ve işitme gücünü verendir. O, hiçbir şartla ve kayda bağlı olmaksızın işitir. Herşeyi işiten, kullarının niyazını kabul eden demektir.” 88 Tevvâb التوّاب “Tövbelere kucak açan. Tevvâb, tövbeleri çok kabul eden, tövbe kapısını açık tutarak tövbe etme imkânı veren, bağışlayan demektir. Buna göre Allah, samîmî olarak günahlardan dönüp tövbe edenleri bağışlayandır.” 89 Vâcid الواجد “İcâd eyleyen, varlığı kendinden olan. Vâcid, vâr olan ve her şeyi vâreden, icâd eyleyen; varlığı kendinden olan; dilediğini istediği anda var edip yaratandır. O’na karşı hiçbir şey kendini gizleyemez. İstediğini, istediği vakit bulan demektir.” 90 Vâhid الواحد “Eşi ve benzeri olmayan, zâtında tek olan. Vâhid; kendisinden başka olmamak, zâtında, sıfatlarında, işlerinde ve hükümlerinde, fiillerinde aslâ ortağı, dengi ve benzeri bulunmayan demektir. Sayılabilirlik, yâni iki değil, bir olmak demek değildir. Çünkü Allah sonsuzdur, ucu bucağı yoktur. Dolayısıyla bir sayıyla eşlemek imkânsızdır.” 91 Vâlî الوالي “Evreni ve evrende olan her şeyi yöneten. Vâlî yardım eden, destek veren, işleri düzenleyen, yöneten anlamlarını taşır. Bu muazzam kâinâtı ve bütün hâdisâtı tek başına idâre eden demektir.” 92 Vâris الوارث “Bütün servetlerin gerçek sâhibi. Vâris, bütün servetlerin gerçek sâhibi anlamına gelir. Varlığı devam eden, servetlerin hakiki sâhibi demektir. “ 93 Vâsi الواسع “Bağışlaması bol ve rahmeti çok olan. Yarattıklarına maddî ve manevî genişlik verendir. Lütfu bol olan demektir. “ 94 Vedûd الودود “Sevilen, çok şefkatli, muhabbetli, sâlih kullarını çok seven ve onlarca çok sevilen, onları rahmet ve rızâsına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya yegâne lâyık olandır. Sevgi ve dostluk hissini yaratandır. Kur’an’da iki sûrede Hûd90 ve Buruc14 geçmektedir.” 95 Vehhâb الوهّاب “Karşılıksız bolca veren. Vehhâb, Allah’ın karşılıksız olarak çok hîbe eden, çok fazla bağışlayan olduğu anlamına gelir. Hak sâhibi olmadıkları halde yarattıklarına çok çok verendir. Çok fazla ihsan eden, çeşit çeşit nimetleri daima bağışlayan demektir.” 96 Vekîl الوكيل “Vekil kılınan, hayatını Allah’a tevekkül ederek düzenleyen ve böylece O’na sığınanların işlerinde kendilerine yardım edendir; idâresinde hiçbir kayda ve şarta bağlı olmayandır. Tevekkül sâhiplerinin işini düzeltip onlardan daha iyi temin eden demektir.” 97 Velî الولي “Veli, dost, emir sâhibi ve iyi insanların, yâni müminlerin dostu velîsi olup onlara yardım ederek işlerini yönetendir.” 98 Zâhir الظاهر “Yarattıklarıyla varlığı aşikâr olan, görünen, varlığında hiç şüphe olmayan, varlığı her şeyden âşikâr olandır. Her yaratık, yaratanının görülen bir şâhididir.” 99 Zülcelâl-i vel-İkrâm ذو الجلال والإكرام “Şanlı ve İkrâmlı. Zülcelâl-i vel-İkrâm hem azamet, hem de fazl-u kerem sâhibi demektir.” [9] Kaynakça Karagöz, İsmail 2007. ESMA-İ HÜSNA PDF. Ankara Diyanet İşleri Bakanlığı Yayınları. s. 534. Müslim, Zikr, 5 ,II, 2063 THE FOREIGN VOCABULARY OF THE QURAN By ARTHUB JEFFEBY, Ph. D. Professor of Semitic Languages School of Oriental Studies Cairo 1938 Akademik çalışma Dr Ramazan SÖNMEZ Diller TDV İslam Ansiklopedisi, Bekir Topaloğlu Diyanet Dini kavramlar sözlüğü
Esmaül Hüsna Arapça Yazılışı ve anlamları, Allahın 99 ismi Esmaül Hüsna Türkçe arapça ve anlamları Adil العدل Herkese hakkını veren, Afüv العفو Günahları affedip sâhibini cezâlandırmaktan vazgeçen Âhir الآخر Varlığının sonu olmadığını belirtir ve insanlara vadettiği sonsuz hayâtı veren Alîm العليم Bilgisi sonsuz olan, herşeyin farkında olup en ince noktasına kadar bilen Aliyy العلي Yüksek, büyük ve yüce, güçte, bilgide, hükümde, irâdede ve diğer bütün yetkin sıfatlarında üstün olan Allah الله Kendisinden başka ilah olmayan "O" ilah. El-İlah'dan isimleri kapsar. Azîm العظيم Çok yüce ve sınırsız ve kayıtsız büyüklük, üstünlüğün tek sâhibi, pek azametli olan, yüce. Azîz العزيز İzzet sâhibi, mağlup edilmesi imkânsız olan, her şeye galip olan. Bâis الباعث Ölüleri dirilten, her canlıyı ölümünün ardından yeniden dirilten. Bâkî الباقي Süreklilik sâhibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz. Bâri' البارئ Yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizâm üzere yaratan, olgunlaştırarak birbirinden farklı niteliklerde meydana getiren, âzâ ve cihazını birbirine uygun yaratan. Basîr البصير Herşeyi her yönüyle eksiksiz gören, yarattıklarına da görme duyusunu veren. Bâsit الباسط Her hayrı veren, lütuf ve rahmetini kullarına yayan, dilediğine bolluk veren. Bâtın الباطن Gizli, cisim olarak görülmeyen, varlığı gizli olan, ancak varlığı da kesin olarak bilinendir. Bedî البديع Emsalsiz, acâyip ve hayret verici âlemler yaratan. Berr البَرّ İyilik ve güzellik, bağışta bulunma, kullarına yardımcı olma Câmi الجامع İstediğini istediği şekilde, istediği zaman, istediği yerde toplayan. Cebbâr الجبّار Azamet ve kudret sâhibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan. Celîl الجليل Büyüklük ve ululuğu pek yüce güzeli. Dâr الضار Zarar verici şeyler yaratan Evvel الأوّل Herşeyden önce, öncelerin öncesi, başlangıçların yaratıcısı ve varlığının öncesi olmayan Fettâh الفتّاح Kulların her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan ve kolaylaştıran Gaffâr الغفّار Kullarının günâhlarını tekrar tekrar affeden ve çok bağışlayan yüce varlık Gafûr الغفور Mağfiret eden, suçları bağışlayan, affeden. Ganî الغني Çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan. Habîr الخبير Her şeyden haberdâr olan, herşeyin iç yüzünden ve gizli tarafından her yönüyle bilen Hâdî الهادي Hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan. Hâfıd الخافض Allah'ın emirlerini dinlemeyen, başkalarını beğenmeyen, büyüklenip hak ve hukuk tanımaz zorbaları; rezil, perişan eden. Hafîz الحفيظ Muhafaza eden, koruyup saklayan, yapılan işleri bütün ayrıntılarıyla saklayıp, herşeyi belli vaktinde âfet ve belâlardan koruyan. Hakem الحكم Hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden. Hakîm الحكيم Herşeyi inceliğiyle bilip buna göre emir ve yasakları vâzeden, buyrukları ve bütün işleri yerli yerinde olan Hakk الحقّ Varlığı hiç değişmeyen, hiç yok olmayan ve gerçek olan. Hâlik الخالق Yaratıcı olan Halîm الحليم Acele etmeyen, günahkârların cezâsını vermeye güç yetirdiği onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakan, hilmi çok olan Hamîd الحميد Çok övülen, övgüye en çok layık olan. Hasîb الحسيب Herkesin yaptıklarını tâkdir eden, yapılanları bütün ayrıntılarıyla bilip her insanı hesâba çekerek yaptığının karşılığını veren Hayy الحيّ Ezelî ve ebedî diri olan, uyuklama, yorulma gibi noksanlıklardan uzak olan. Kābid القابض Herşeyi sonsuz kudreti altına alan, bu kudretiyle kuşatıp kavrayan, herşeyi emri altına alıp tutan Kādir القادر Kudret sâhibi, tükenmez kudreti olan, istediğini dilediği gibi yapmaya muktedir olan Kahhâr القهّار haddi aşanları çok şiddetli kahreden. Kaviyy القويّ Kudretli, güçlü ve sınırsız kuvvet sâhibi olan Kayyûm القيّوم Yarattıklarının işini çeviren, her işleneni bilen, evveli olmayan. Kebîr الكبير çok büyük Kerîm الكريم Cömert, kerem sâhibi; muktedirken affeden, cömertlik duygusunu veren, va'dini yerine getiren, çok ikrâm edici Kuddûs القدّوس Her türlü hatâ, gaflet ve âcizlikten, eksiklikten uzak, mutlak kemâl sâhibi Latîf اللطيف En ince işlerin bile bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nûfuz edilemeyen en ince şeyleri de yapan Mâcid الماجد Ulu ve cömert, şânı yüce anlamlarını taşımaktadır. Kadri ve şânı büyük, kerem ve müsamahası bol. Mâlik-ül Mülk مالك الملك Mülkün ebedî ezelî sâhibi. Mâni المانع Bâzı şeylerin meydana gelmesine müsâde etmeyen, engelleyen. Mecîd المجيد Şan, şeref, büyüklük ve kudretinden dolayı yüce olan ve güzel işlerinden dolayı da sevilip övülendir. Şeref, ancak kendi emir ve yasaklarına uymakla elde edilebilir Hud, 11/73. Şanı, şerefi çok üstün olan. Melik الملك Mülkün sâhibi, mülk ve saltanatı devamlı olan. Metîn المتين Metânetli, kuvveti çok şiddetli olup hiçbir iş zor gelmeyen, pek güçlü demektir. Mu'ahhir المؤخّر Herşeyden sonra yine var olan; O'na uymayanları zelîl edip arkada bırakan, istediğini geri koyan Mucîb المجيب O'na yalvaranların isteklerine icâbet eden ve karşılık verendir, teklifleri bilen Muğnî المغني Dilediğine zenginlik veren, ihtiyaçlarını gideren, zengin kılan. Muhsin المحسن Çokça veren, sonsuz düşünülse bile herşeyin sayısını her yönüyle bilen Muhyî المحيي Dirilten, canlandıran ve hayat veren
El Hafız ne demek? İşte Allahın 99 ismi esmaül hüsna El Hafız ne anlama geliyor, arapça yazılışı, zikri ve fazileti hakkında bilgi. الحفيظ El Hafız; koruyup gözeten; kendisinden gizli hiç bir şey olmayan anlamında Allah’ın güzel isimlerinden birisidir. Diğer bir ifade ile El Hafız; koruyup gözeten, kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, kullarının yaptığı işleri bütün tafsilatıyla bilen; kullarının niyetlerini ve gönüllerinden geçenleri bilen, Kendisine gâip ve gizli olan hiç bir şey bulunmayan, hadisatı eksiksiz kaydedip hesaba çekmek üzere muhafaza eden, has kullarını helâk ve şer yerlerinden muhafaza eden, kudretiyle, her şeyi dengede tutan demektir. Allah Teâlâ, evrenin düzenini koruyup sürdürendir. Her şeyi eksiksiz kaydedip hesaba çekmek üzere koruyandır. İnsanların niyetlerini ve bütün sırlarını bilendir. İnsanların söz ve hareketlerini melekler aracılığıyla tesbit ve tescil ettirendir. Dostlarını kötülüklerden koruyandır. Cenab-ı Hak Kuranı Kerim’de şöyle buyuruyor; “Ve itaatten çıkmış her azgın şeytandan koruduk;” Saffat,7 “…Senin Rabbin, herşeyin üzerinde gözetici-koruyucudur.” Sebe,21 “O’nun insanın önünden ve arkasından izleyenleri vardır, onu Allah’ın emriyle gözetip-korumaktadırlar.” Ra’d,11 Yûsuf sûresi 12, 64 “…En hayırlı koruyucu Allah’tır ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.” Melekler insanları Allah’ın emri ile korumaktadırlar. Bunun yanında işlediklerinide kaydetmekte, böylece korumaya almaktadırlar. Allah, dostlarını günah işlemekten ve şeytanın tuzaklarına düşmekten korur. El Hafız zikrinin fazilet ve faydaları – Bu simi şerifi şartlarına uygun olarak zikreden kimse, hasta ise şifa bulur. Bir yerde salgın hastalık varsa, onun meydana getireceği felaketten de yine bu ismiyle Allah’a sığınılır. Yardımı ve himayesi istenir. Cenabı Hak bu ismi hürmetine, salgın felaketini ülkenini üzerinde kaldırır. Çokça tecrübe edildiği söylenmektedir. – Sabahleyin evinde çıkan bir kimse önce Ayetel-Kürsi’yi sonrada “YA HAFIZ, ihfazni min külli belain ve suin” diye sığınsa, evine dönünceye kadar koruma altında olur. – Çok yerlerde gördüğümüz gibi “YA HAFIZ” ismi, bir kağıt üzerine yazılıp mülk veya eşyanın üzerine asılırsa, o eşya veya mülk Allah’ın koruması altında olur. Zarar gelmez. – Tehlikeli durumlarda zikreden güvende olur, Vahşi hayvanlardan zarar görmez. – Her gün 10 kere zikrine devam eden zarara ugramaz. Ateş, su, cin, insan şerrinden korunur. Karın ağrısı ve sancısından, hayvanların zararından korunur.
allahın 99 ismi arapça yazılışı