🦮 Sigorta Şirketi Bana Dava Açtı

ABD’de Oscar ödüllü oyuncu Hilary Swank, 12 yıl tedavi gördüğü yumurtalık kisti rahatsızlığının masrafını karşılamayan Amerikan Televizyon ve Radyo Sanatçıları Federasyonu’na (SAG-AFTRA) sigorta dava açtı. Oyuncu sendikası SAG-AFTRA, 2008 yılından beri Swank’ın (46) yumurtalık kisti tedavisini ödüyordu. Ama Dava dosyasında Elon Musk'ın "riyakarca" davrandığı iddia ediliyor. Dosyada yer alana metne göre; 31 Mart 2022'de platformdaki “crypto spam” inin kullanıcı deneyimini kötü etkilediğini belirten Musk, şirketin özelleştirilmesi gerektiğini, spam probleminden ticari olarak ancak bu şekilde kurtulabileceğini dile getirdi. İddianamede Talib T’nin “suç uydurmaya azmettirme” suçundan 3 yıla kadar, sanıklar Muhabbet T. ve Mustafa G’nin “suç uydurma” suçundan 3 yıla kadar, Mehmet T. ve Musa T’nin Vefateden kişinin eşi, masrafları ödeyip, firma aleyhine dava açtı.Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda, kişinin Hepatit B hastalığı geçirdiği, siroz olmasında alkolün yüzde 100 sorumlu olduğunun söylenemeyeceği, kişinin karaciğer yetmezliği ile ortaya çıkan sirozdan ziyade lenf kanserinden ölmüş Bu sebeple sigorta firması cezayı bana veriyor. 3 buçuk senedir davalar devam ediyor fakat henüz sonuçlanmadı. Mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum” yorumunu yaptı. Adana'da 77 yaşındaki Mehmet Reşat Efeoğlu'na, 11 yıl önce 11 bin TL'ye sattığı aracı için 605 bin 213 TL ceza geldi. Soylu'nun şirketi 'vergi kaçırma' suçlamasına karşı çıkıp uçağın masrafının şirket gideri olarak gösterilmediğini söyledi. Fundanur Öztürk ve Berza Şimşek'in haberi. 0 2011 yılında bir trafik kazası geçirdim sonrasında avukata verdim %100 haklıyken avukatın irdelemesinden dolayı %75 e indi bu oran. şimdi anlatacaklarım bu süreçiçerisinde yasadıklarım ve taki bu zamana kadar bilmediğim şeyi öğrenene kadar olan şeyi yazımın sonunda anlatacağım. kaza gecirdikten sonra sigorta Adana'da yaşlı bir adamın 11 sene önce noter aracılığıyla 11 bin liraya sattığı otomobili için 3 buçuk sene önce 605 bin 213 lira ceza gönderildi. İcra davaları süren yaşlı adam, 'Aracımı sattıktan 3 gün sonra yeni sahibi alkollü kazaya karışıyor. Bunun yüzünden sigorta firması da cezayı bana kesiyor. 3 buçuk yıldır davalar sürüyor ama halen sonuçlanmadı Sigorta şirketi bunu bildiği halde bana neden bu davayı açıyor. Ben bu olayla ilgili sigorta firmasıyla görüşüyorum ama cevap vermiyorlar. Bu usulsüzlüğün ortadan kaldırılmasını OjiCkgo. Adana'da yaşlı bir adamın 11 sene önce noter aracılığıyla 11 bin liraya sattığı otomobili için 3 buçuk sene önce 605 bin 213 lira ceza gönderildi. İcra davaları süren yaşlı adam, "Aracımı sattıktan 3 gün sonra yeni sahibi alkollü kazaya karışıyor. Bunun yüzünden sigorta firması da cezayı bana kesiyor. Üç buçuk yıldır davalar sürüyor ama halen sonuçlanmadı. Ben hastalığa kaldım, mağduriyetimin giderilmesini istiyorum" dedi. Kaynak İhlas Haber Ajansı Eklenme 15 Şubat 2022 1545 Adana'da 3 çocuk babası 77 yaşındaki emekli Mehmet Reşat Efeoğlu, 6 Nisan 2011 tarihinde 01 BJ 743 plakalı otomobilini 11 bin lira karşılığında noter aracılığıyla 37 sattı. Satıştan hemen sonra Efeoğlu, sigorta firmasına giderek zorunlu trafik poliçesini iptal ettirip kalan parasının iadesini aldı. Ancak 2018 yılının Temmuz ayında Mehmet Reşat Efeoğlu'na Adana Dairesi'nden özel bir sigorta şirketinin alacaklısı olduğu 'İlamsız Takiplerde Ödeme Emri' başlıklı 266 bin 458 lira borç gönderildi. Borç karşısında şok alan Efeoğlu, borcu araştırmaya başladığında ise ikinci şoku yaşadı. Efeoğlu, 6 Nisan 2011'de sattığı otomobilin 9 Nisan 2011'de merkez Çukurova ilçesine bağlı Çatalan Batı Köprüsü üzerinde zincirleme trafik kazasına karıştığını, kazada 31 YN 324 plakalı araçta bulunan Kübra K.'nın da sakat kaldığını öğrendi. Borcun da alkollü olması nedeniyle Karayolları Trafik Kanunu 95. madde ve trafik sigortası genel şartları 4-B maddesi uyarında gönderildiğini tespit etti. Bir yıl sonra 338 bin 755 lira ceza daha geldiMehmet Reşat Efeoğlu, araç satış ve trafik sigortası iptal belgesiyle birlikte avukatı aracılığıyla mahkemeye iptal davası açtı. Ancak mahkeme sürerken Efeoğlu'na 3 Nisan 2019 yılında bu seferde Adana 5. İcra Dairesi'nden 338 bin 755 lira borç geldi. Bu borca da itiraz eden yaşlı adamın davaları sürüyor Mehmet Reşat Efeoğlu, borçlar nedeniyle hastalığa yakalandığını söyledi. Efeoğlu, "11 sene önce otomobilimi noter aracılığıyla sattım. Ardından da zorunlu trafik sigortamın iptali için acenteye başvurdum ve iptali sağladım. Aracı sattıktan 7 sene sonra hiçbir şeyden habersizken bana Adana Dairesi'nden 266 bin 458 lira borç gönderildi. Elimdeki belgelerle itiraz ettim" diye konuştu. "Mal varlığımı versem bunu karşılayamam""Hukuken maliki olmadığım bir vasıtadan dolayı nasıl oluyor da ben borçlu olup sorumlu tutuluyorum" diyen Mehmet Reşat Efeoğlu, şunları söyledi "Mantıken kabul edilecek değil. Otomobili noter vasıtasıyla satmışım ve alan kişi kaza yapmış. Satın alan kişiye sigorta 15 gün hak tanıyor. Sigorta şirketi bunu bildiği halde bana neden bu davayı açıyor. Ben bu olayla ilgili sigorta firmasıyla görüşüyorum ama cevap vermiyorlar. Bu usulsüzlüğün ortadan kaldırılmasını istiyorum. Bu şirketin bu davadan vazgeçmesini istiyorum. Mahkeme 4 yıldır devam ediyor. Ben bu olaylardan dolayı hastalığa kaldım. Bunun hesabını kimden alacağım. Benim mal varlığımın tamamını da versem bunu karşılayacak imkanım yok. 11 bin liraya 11 sene önce sattığım otomobilden dolayı bu kadar büyük bir rakam ödememi istiyorlar.""Herkesin başına böyle bir şey gelebilir" Sigortacı Talip Gayir ise, yasada boşluk olduğunu, sigorta firmasının da bu boşluktan dolayı dava açtığını öne sürerek, "Karayolları Trafik Kanununa göre araç alım satımlarında aracı satın alan kişi satan kişinin trafik poliçesini 15 gün süreyle kullanabiliyor. Reşat beyin durumu da çok özel bir durum. Aracı sattıktan 3 gün sonra karşı tarafın sigorta yaptırmamasından dolayı ve alkollü olarak kaza yapması neticesiyle ciddi bir tazminat davasıyla karşı karşıya. Bununla ilgili bir yasa boşluğu var. İlgili sigorta şirketi de yasadaki boşluğu kullanarak böyle bir talepte bulunmuş. Şuan olay mahkemeye intikal etmiş durumda. Sonucu hep beraber bekliyoruz. Herkesin başına böyle bir şey gelebilir. Ancak yasalarla bu durum düzeltilebilir" ifadelerini kullandı. Youtube'dan takip etmek için tıklayınız Bu Habere Tepkiniz Ülkemizde sıklıkla meydana gelen kimi zaman ölümle kimi zaman ise ağır yaralanmalarla sonuçlanan trafik kazaları istatistiksel olarak bakıldığında en çok ölüme yol açan etmenlerden biri olarak görülmektedir. Hiç şüphesiz bu kazaların oldukça büyük bir kısmının ise sürücü hatalarından kaynaklı olduğu da bilinmektedir. Bu kapsamda kaza geçiren kişilerin ortaya çıkan mağduriyetlerinin gerek maddi gerekse manevi anlamda giderilmesi elzem olup kanun tarafından belirli şartlar doğrultusunda kazaya maruz kalan kişilere çeşitli haklar tanınmıştır. Bu zarar kalemlerinin birçoğu yazımızda da inceleyeceğimiz üzere yalnızca kazaya sebebiyet veren sürücülerden veya araç sahiplerinden değil aynı zamanda sigorta şirketlerinden de talep edilebilmektedir. Ancak aşağıda özetle mağdurları bilgilendirme amaçlı en çok sorulan birkaç soruyu cevaplamakla inceleyeceğimiz bu hususlar içinde birçok ayrıntı barındırdığından trafik kazalarına ilişkin davalarda, trafik sigortasından tazminat almak isteyen kişilerin bu konuda uzman bir avukattan destek alınarak ilerlemek tarafların sonraki süreçte yaşayabileceği olası hak kayıpları ve mağduriyetlerin de önüne geçecektir. Zira trafik kazasından kaynaklı tazminat davası açılmadan önce başvurulması gereken kurumlar, hangi delillerin trafik kazalarına ilişkin tazminat davalarında önemli olduğu, başvuru süreleri veya davanın daha kısa sürede nasıl sonuçlandırılabileceği gibi birçok husus ve detay bu davalarda önemli olup, trafik kazaları alanında uzman bir avukat yardımıyla tarafların ilerlemesi menfaatine olacaktır. Trafik Kazası Sonucunda Kimlere Karşı Tazminat Davası Açılabilir? Sürücüye, Araç Sahibine Veya Kazaya Sebebiyet Veren Karşı Tazminat Davası Tazminat davası doğrudan trafik kazasına sebebiyet veren kişilere karşı açılabilir. Bu kişiler kimi zaman sadece araç sürücüsü olsa da Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/ maddesi ve yine Türk Borçlar Kanunu’nun 50. Maddesi uyarınca kazaya sebebiyet veren kişiler birden fazla ise bu kişiler müteselsilen sorumlu olup ortaya çıkan zarar hepsinden talep edilebilir. Örneğin araç sahibi ile sürücünün farklı olduğu kazalarda her ikisine karşı talepte bulunabileceği gibi kazaya sebebiyet veren olay yerindeki herhangi bir 3. Kişi var ise bu kişilere karşı da dava açılarak talepte bulunulabilir. Sigorta Şirketine Karşı Tazminat Davası Yine Trafik sigortası olarak da bilinen Karayolları Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigorta ettiren kişilerce üçüncü kişilere karşı verilebilecek olası bir zarara yönelik bu zararın giderilmesi için sigorta ettirenin poliçe kapsamındaki belirli teminat tutarında tazminat yükümlülükleri sigorta şirketleri tarafından karşılanmaktadır. Bir başka deyişle trafik sigortasından tazminat almak belirli şartlar doğrultusunda mümkündür Bu sebeple böylesi bir durumda zarar gören kişiler doğrudan sigorta şirketine başvurarak zararının teminat limiti tutarına kadar ödenmesini talep edebilirler. Bu durumda sigorta şirketince zararın giderilmemesi veya eksik giderilmesi halinde sigorta şirketlerine karşı da trafik kazasından kaynaklı tazminat davası açılabilir. Ancak bu teminat limitini aşan veya sigorta poliçesi kapsamı dışında kalabilecek örneğin manevi tazminat davası gibi birtakım talepler ise yukarıda bahsedilen kişilerden de talep edilebilecektir. Çoğu zaman tahsil kabiliyetinin yüksek olduğu sigorta şirketlerine karşı bu taleplerin öne sürülmesi ve davaların açılması da tarafların lehinedir. Ayrıca sigorta tahkim komisyonları kanalıyla işlemler daha kısa sürede de sonuçlandırılabilir. Güvence Hesabına Karşı Tazminat davası Kazaya sebebiyet veren sigortalının belirlenemediği, gasp veya çalınma sonucu çalınan aracın sebebiyet verdiği kazalarda ortaya çıkan zararlarda, rizikonun ortaya çıktığı tarihte sigorta yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlarda, sigorta şirketinin iflası halinde gibi bazı sebeplerde güvence hesabından da bu bedeller talep edilebilir ve ödenmediği takdirde tazminat davası açılabilir. Trafik Kazasında Tazminata Konu Olabilecek Zararlar Nelerdir? Bu zararlar, Trafik kazasında meydana gelebilecek ölüm, yaralanma veya araçta meydana gelen zararlara göre değişmekle birlikte genel olarak trafik kazasına sebebiyet verenlerden aşağıdaki zararlar talep edilebilmektedir. -Tedavi giderleri -Cenaze giderleri -Ölenin yardımından yoksun kalan kişilere ödenecek destekten yoksun kalma tazminatı -Yaralanma meydana geldiyse yaralanan kişinin tedavi giderleri -Yaralanma sonucu kişide oluşan özellikle maluliyet oranı/özürlülük oranı olarak da bilinen kayıplar -Araçta meydana gelen hasara ilişkin masraflar -Araçta meydana gelen değer değer kayıpları -Manevi tazminat Bu yazımız ilginizi çekebilir Araç Değer Kaybı Tazminatı Trafik Kazaları Nedeniyle Ortaya Çıkan Sürekli Sakatlıklarda Kalıcı Maluliyet Maddi Tazminat Miktarı Nasıl Hesaplanır? Bu tazminat türü trafik kazası davalarında ortaya çıkan en önemli zarar kalemlerinden birini teşkil etmekte olup, sürekli sakatlıkkalıcı maluliyet nedeniyle ortaya çıkan zararlarda tazminat miktarı hesaplanırken Trafik Kazası geçiren kişinin geliri, tarafların kusuru oranı, kazaya uğrayan kişinin engelli sağlık kurulu raporundaki kalıcı maluliyet oranı gibi çeşitli faktörler baz alınarak tazminat miktarı hesaplanır. Benzer şekilde kişinin hayatını kaybetmesi halinde ölenin yardımından yoksun kalanlara ödenecek destekten yoksun kalma tazminatından da ölen kişinin geliri, yaşı gibi faktörler dikkate alınacaktır. Trafik Kazalarından Kaynaklı Tazminat Davalarında Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır? Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı süresine yönelik KTK madde 109/1 de özel hüküm bulunmakta olup buna göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararlara ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde on yıl içinde zamanaşımına uğrayacaktır. Örneğin zarar görenin aldığı engelli sağlık kurulu raporundan itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlayacak olup iki yıl içinde zarar görenin başvurması gerekecektir. Ancak zamanaşımı süresi cezayı gerektiren bir fiilden de doğduysa ve ceza kanunu bu fiil için bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre de uygulanabilir. Burada ceza kanunda tanımlanan süre daha uzun süreli olduğundan ve zarar görenin lehine olacağından hiç şüphesiz zamanaşımında bu sürenin dikkate alınması gerekir. GERİ DÖNÜN 0824 Son Güncelleme 0824 TAKİP ET Özel bir bankadan kredi çeken İsmail Fatih Kaymak’a banka tarafından açık onayı olmadan hayat sigortası yapıldı. Hayat sigortası istemediğini söyleyen Kaymak bir türlü banka ile anlaşamadı. Hakkını aramak için tüketici hakem heyetlerine başvuruda bulundu. Hem hakem heyeti hem de tüketici mahkemesi hayat sigortası iadesini istedi. HAYAT SİGORTASI GERİ ALINABİLİR Mİ? İstanbul’da mali müşavirlik yapan 36 yaşındaki İsmail Fatih Kaymak, yaklaşık 1 yıl önce bir özel bankadan 100 bin liralık ihtiyaç kredisi çekti. Kredi işlemleri esnasında banka onayı olmadan kendisine hayat sigortası yaptı. Kredi çektikten sonraki 30 gün içinde bankadan bu sigortanın iptalini isteyen İsmail Fatih Kaymak’ın isteği bankadan reddedildi. Kaymak, bunun üzerine tüketici mahkemesine başvurdu. Mahkeme hayat sigortasının İsmail Fatih Kaymak’ın açık onayı olmadan yapıldığına karar verdi ve paranın iadesini talep etti. Tüketici mahkemesinin bu kararın emsal teşkil ettiğini söyleyen İsmail Fatih Kaymak, "Vatandaşlarımız bankaların dayattığı hayat sigortasının zorunlu olmadığını bilmeli" dedi. "BİN 580 LİRA PARA İADESİ GERÇEKLEŞTİ" İsmail Fatih Kaymak, "Bir bankadan tüketici kredisi kullandım. Kullandığım krediye istinaden hayat sigortası oluşturduklarını söylediler. Bankaya istemediğimi söyledim. Ve para iadesi talep ettim. Ancak bankadan ret cevabı aldım. Ben de yasal hakkım olan tüketici hakem heyetine başvuru yaptım. Sonrasında ilgili banka bana dava açtı. Ancak tüketici mahkemesi lehime karar verdi ve bin 580 lira gibi bir para iadesi olacak. Vatandaşlarımız hayat sigortasının zorunlu olmadığını bilmeli. Aynı zamanda illa kredi çektikleri bankadan değil, istedikleri bir bankadan hayat sigortası yapabileceklerini söylemek isterim." diye konuştu. "SADECE KİŞİ İSTERSE SİGORTA YAPILABİLİR" Bankanın karara itiraz ettiğini söyleyen Avukat Cansu Bektaşlı, "Müvekkilim bir bankadan 100 bin liraya yakın bir ihtiyaç kredisi çekiyor. Bankada buna istinaden bir hayat poliçesi yaptırıyor. Müvekkilim hayat poliçesini iptal ettirmek istediğinde banka kendisine iptalin mümkün olmayacağını söylüyor. Oysa tüketici kanununda açıkça bir hüküm var. Kişi isterse sadece sigorta yapılabilir. Biz de müvekkilim ile tüketici hakem heyetine başvurduk. Tüketici hakem heyeti lehimizi karar verdi. Kişiye zoraki olarak hayat poliçesi yaptırılamayacağına ilişkin hüküm sundu. Banka ise bu kararı tüketici mahkemesine taşıdı. Fakat Tüketici mahkemesi de bizim lehimize karar verdi. Müvekkilimden aldıkları para iade edilecek" dedi. "VATANDAŞLAR TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURMALI" Bankaların kişilere zorunlu olarak hayat sigortası yaptıramayacağını belirten Avukat Bektaşlı; şöyle konuştu "Bankalar kredi alırken genel işlem koşulu olarak sözleşmelerine bu hayat poliçelerini ekliyor. Tüketici ise bu işlemleri tam bilmediği için krediyi çekmek zorunda kalıyor. Vatandaşlarımız böyle bir durumla karşılaştığı zaman ilk önce bankaya gidip hayat poliçesinin iadesini talep etmeli. Ardından tüketici hakem heyetine başvuruda bulunmalı. Bir de vatandaşlarımız şunu bilmeli ki tüketici dava için harç ödemekten muaf. Çünkü vatandaşlarımız dava açarken ’bir de dava açmak için para mı vereceğim’ diyor. Yine bu süreçte vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken konulardan biri ise kredi çektikten 30 gün içerisinde şik?yetin gerçekleştirilmesi gerekiyor" diye konuştu. DHA Trafik kazası sonucu sigorta sirketi beni dava etti Merhaba, Ağustos 2003 'te maddi hasarlı trafik kazası yaptım. Kaza raporunda 100% suçlu bulundum. Prosedür gereği karşı tarafa kendi trafik sigorta poliçemin fotokopisini verdim. Kendi aracımı kendi kasko poliçemle yaptırdım. Diğer araç sürücüsü de kendi hasarını kendi kasko şirketinden yaptırmayı tercih etmiş ve hasarının karşılığını oradan almış. Kasım 2003 'te karşı sigortadan bir mektup geldi. Benden sigortalısının hasarını talep ediyorlardı, yoksa yasal yollara başvuracaklarını yazmışlar. Hemen karşı sigortanın rücu servisini aradım. Yaptığımız görüşmede ellerinde benim trafik sigortası poliçemin olmadığını öğrendim. Ayrıca karşı tarafın hasarı, trafik sigortası limitinin üzerinde olduğu için bakiyeyi benim kasko sigortamdan rücu yoluyla karşılayabileceklerini söylediler ve trafik sigortası poliçesiyle beraber kasko sigortamın da poliçesini fakslamamı istediler. Aynı gün istedikleri trafik sigortası poliçemi ve kasko poliçemi faks yoluyla karşı sigorta şirketine gönderdim, gönderdiğimi telefonla teyid ettim. Görüştüğüm şahıs başka bir şeye gerek olmadığını ve parayı benim sigorta şirketimden rucu edeceklerini konunun kapandığını söyledi. Buna rağmen, benim içim rahat etmedi ve aynı gün, kasko ve trafik poliçelerimi noter yoluyla da karşı sigorta şirketine "ekteki sigorta poliçelerimden rücu yoluyla tahsil etmeniz gerekmektedir" yazısıyla gönderdim. Benim için konu kapanmıştı. Bir daha karşı sigortadan arayan olmadı, mektup gelmedi. Nisan 2005 'te muhtarlığa bırakılmış bir mahkeme bildirimi aldım. Karşı sigorta şirketi, benim trafik sigortamdan 2750YTL lik trafik sigortası limiti tutarını almış ancak bakiyeyi bugüne kadar alması mümkün olmamış ve bana karşı dava açmışlar. Karşı sigorta şirketinin avukatı, müvekkili adına benden kalan bakiyeyi528YTL, yaklaşık yıllık faizini ve yargı masraflarını istiyor. 26 Mayıs 2005 'te mahkemede davalı olarak bulunmam isteniyor. Kendi sigorta şirketimi arayarak, karşı sigorta şirketinin, bakiyeyi rucu yoluyla kasko sigortamdan talep edip etmediğini araştırdım, sadece trafik sigortama başvurduklarını ve 2750YTL aldıklarını, ancak bakiye için kaskomdan herhangibir talepte bulunmadıklarını öğrendim. Karşı sigorta şirketini aradım. Öğrendiğim kadarıyla, kasko poliçemle rücu işlemi yapmayı atlamışlar kasko poliçemi farketmemişler ve yasal işlem başlatmayı tercih etmişler. Oysa kendi sigorta şirketimden öğrendiğime göre başvurmaları halinde bakiyeyi alabileceklerdi ve hala da alabilirler. Bunu karşı sigorta şirketine de telefonda söyledim. Konuyu tekrar araştırıp bana döneceklerini bildirdiler. Sorular şöyle - Karşı sigorta şirketinin elinde hem kasko hem trafik poliçem vardı Noter kanalıyla gönderdiğim için kesin ellerindeydi. Karşı sigorta şirketi, hasarın 2750TL 'lik kısmını trafik sigortamdan tahsil etti ancak kasko sigortama elinde kasko poliçem olmasına rağmen başvurmadı. Bunun yerine beni mahkemeye verdi. Mahkemede haklı çıkabilmek için dava açmadan önce kasko sigortamdan rücu için başvurması gerekli değil midir? Noterden 2003 'te bana gönderdikleri talep yazısına istinaden gönderdiğim cevap yazısının bir aslı bendedir. Burada çok net biçimde "ekteki sigorta poliçe[u]lerim yoluyla sigorta şirketimden tahsil etmeniz gerekmektedir" yazıyor. Kaldı ki başvursa idi hiç beklemeden parayı alabilecekti ve mahkemeye hiç gerek kalmayacaktı. - Karşı sigorta şirketi davayı bu koşullarda kazanabilir mi? Avukata ihtiyacım var mı? - Karşı sigorta şirketi benim kasko şirketimle anlaşarak davadan vazgeçebilir mi? Vazgeçerse dava iptal olur mu? - Dava görülürse ve karşı sigorta şirketi davayı kazanırsa ben yapacağım ödemeleri kendi kasko şirketimden talep edebilir miyim? - Dava görülecek olursa elimdeki evrakları mahkemeye nasıl ve ne zaman vermeliyim? Cevaplarınız için teşekkürediyorum. Saygılarımla. Hukuki NET Güncel Haber 21-04-2005 180134 Nedir? Merhabalar, Öncelikle bir avukata danismanizda her zaman için bir fayda var. Karsi sigorta sirketi sizin sirketinizle anlasip davadan vazgeçerse dava biter, karsi sirketin yaptigi tüm mahkeme masraflar kendi üzerlerinde kalir ve sizin sorumlulugunuz söz konusu olmaz. Karsi tarafin davayi açmakta hukuki yarari bulunmamakta, bu durumu davaya cevap dilekçenizde ileri sürebilirsiniz. Dava dilekçesini aldiginiz günden itibaren 10 gün içinde bir dilekçe ile mahkemeye cevaplariizi, savunmalarinizi sunmaniz gerekir. Bu dilekçe de önce karsi tarafin hukuki yararinin olmadigini, dava açmadan da alacagini tahsil edebilecegini bu nedenle davanin usulden reddedilmesi gerektigini ileri sürüp kendi kasko sirketinizin de ödemeye hazir oldugunu dair bir belge de sunabilirseniz dava reddedilir diye düsünüyorum. Ancak her ihtimale karsi diger savunmalarinizi da yazin, dava devam edecek olursa kusur yönünden arastirmalar yapilir, sonuçta ödemek durumunda kalirsaniz sirketinize rücu edebilirsiniz. Ancak rücu ettiginiz kisim primlerinizi asiyorsa %100 kusurlu oldugunuz için sirketiniz ödeme yapmayabilir hatta primlerinizi asan diger ödemeler için size rücu da edebilir. Sevgiler... Sayın fasulye keşke daha uygun bir rumuz seçseydiniz de beni de boyle zor durumda bırakmasaydınız Sayı meslektaşım Dilek hanım bir çok sorunuzu cevaplamış... Sadece bir eklentim olacak... Eğer ki bakiye kısım için açılan davayı kaybeder ve öderseniz kendi sigorta şirketinizden sadece bakiye kısmı değil, davanın neticesinde ödemek zorunda kaldığınız faiz, yargılama gider ve diğer masrafları da almak için dava açabilirsiniz. Rücu hakkınız mevcuttur.

sigorta şirketi bana dava açtı